MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


DEDE TORUN BLOGU

Blogumuzda kuşak farkıyla neleri nasıl görmüş nasıl yorumladığımızı izleyebilirsiniz.Konular:Aktüalite,Türkiye,Dünya,Haberler,siyaset,Müzik,eğlence,sinema,tiyatro,Teknik,Teknoloji,Fotolar,Video,Bilgisayar,Eğitim, kısacası hayatın içinden farklı bir bakış..


SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN




« Önceki | Sonraki »

10/9/2008

Türkiye dünyanın Şanzelize’si olacak

Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’yi, Paris’in ünlü Şanzelize Caddesi’ne benzeterek, “Türkiye de dünyada Doğu ve Batı arasında Şanzelize olacak. O cadde gibi önem kazanacak. Şanzelize’de bir dükkanın değeri neyse, Türkiye’nin değeri de budur” dedi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’na (TİSK) gerçekleştirdiği ziyaretinde Sanayi Bilgi Sistemi ile Sanayi Stratejisi hakkında TİSK yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Çağlayan, “Türkiye Doğu ve Batı arasında üs olacak nitelikte bir ülke. Avrupa ve Avrasya’nın mal ve hizmet üretim üssü olacağız. Avrupa artık üretemez hale geldi. Oradan birçok sektör Türkiye’ye yatırıma geliyor. Yıl sonuna kadar da birçok yeni yatırım olacak. En güvenli liman Türkiye” dedi.,kaynak,akşam

Deniz ÇİÇEK/ deniz.cicek@aksam.com.tr

3/9/2008

Dişli usulü imar değişikliği moda oldu

700 bin YTL'lik bir protokol da Gaziantep'te çıktı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yi istifaya kadar götüren, Silivri’de Kipa’ya arazi satışındaki ’protokol’olayının bir benzeri de Gaziantep’te gündeme geldi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Asım Güzelbey’in, 700 bin YTL’lik bağış karşılığı protokol imzalayıp MÜSİAD üyesi işadamı Eyyüp Göymen’in arazisini ’ticaret alanı’na çeviren imar planı değişikliği yaptığı ortaya çıktı.

Gaziantep Şahinbey İlçesi’nde Üniversite Bulvarı’nın Rasaf Yolu’yla kesiştiği noktada lise yeri olarak ayrılan arsayı 2.5 yıl önce Eyyüp Göymen aldı. 6 ay sonra da belediye arsanın önüne kavşak projesi yaptı. Proje için arsadan 2 bin 500 metrekaresinin yola terkine ihtiyaç oldu. İmar Yasası’na göre arsanın yüzde 40’ını alabilecek durumda olan Belediye Başkanı Asım Güzelbey, bunun yerine arsa sahibi Göymen’le görüşerek bir protokol imzaladı. 12 Eylül 2006’da imzalanan protokola göre önce imar planı değişikliği yapılacak ardından arsanın 2419.82 metrekaresi bedelsiz olarak yola tahsis edilecekti. Arsa sahibine kalan arazinin 3354.47 metrekaresi yüksek yoğunluklu ticaret alanı, 5554.99 metrekaresi de lise alanı olacaktı. 2 gün sonra Belediye Meclisi’nde protokola harfiyen uyan imar planı değişikliği yapıldı. Ve metrekare rayici 500 - 600 YTL’ye çıkan 8909.37 metrekarelik arsa yeni imar düzenlemesiyle Eyyüp Göymen’e bırakıldı.

CHP yargıya gitti, iş durdu

CHP Gaziantep İl Başkanı Nöfer Küllük, protokol ve imar değişikliğinin usulsüz olduğunu bildirerek dava açtı. 1’inci İdare Mahkemesi de imar değişikliğiyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. Belediye de bu kararın iptali için Danıştay’a başvurdu. Dosyayı inceleyen Danıştay 6’ncı Dairesi belediyenin başvurusunu reddetti.

Önce inkar, sonra kabul

Bu arada Başkan Asım Güzelbey ile arsa sahibi Göymen arasında 700 bin YTL’-lik bağış anlaşması yapıldığı da ortaya çıktı. Büyükşehir Belediyesi’ne imar değişikliği yapılması koşuluyla 700 bin YTL bağış yapmayı kabul ettiğini anlatan Eyyüp Göymen, “Ama, biz şu ana kadar bağışı ödemedik. Çünkü işlemler bittiğinde parayı götürüp belediye veznesine yatıracaktık. Bize ’Bağışı verirseniz yaparız, vermezseniz yapmayız’ dediler. Yerimizi verselerdi arsayı satar, bağışı yapardık” dedi.,kaynak,vatan

3/9/2008

AKP'de ikinci Dişli vakası

AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yi istifaya götüren arazi satışındaki ’protokol’ olayının benzeri Gaziantep’te gündeme geldi

Ahmet KAYA / DHA




Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Asım Güzelbey’in, henüz Belediye Meclisi’nde görüşülmeden 2 gün önce protokol imzalayıp işadamı Eyyüp Göymen’in arazisini ’ticaret alanı’ ilan ettirdiği imar planı değişikliğine, önce İdare Mahkemesi ardından Danıştay ’dur’ dedi. İşadamı Eyyüp Göymen, önce bu iş için belediyeye 700 bin YTL’lik bağış çeki verdi ancak engel çıkınca çeki ödemedi.

MÜSİAD üyesi

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) üyesi Eyyüp Göymen’e ait arazide, iki bulvarın kesiştiği noktada kavşak çalışması Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nce projelendirildi. Projenin uygulanabilmesi için de, sözkonusu arsadan yaklaşık 2 bin 500 metrekarenin yola terkine ihtiyaç oldu. İmar Yasası’nın 18’inci maddesinde yer alan Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) ile arsanın yüzde 40’ını alabilecek durumda olan belediye, bu yolu tercih etmeyip, özel bir uygulama yaptı. Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Asım Güzelbey, kentte demir ve inşaat malzemesi ticareti yapan Eyyüp Göymen ile görüşmeler sonunda 12 Eylül 2006’da bir protokol imzaladı. Protokolde, 1/5000’lik nazım imar planı değişikliğine gidileceği, bu değişiklik gerçekleştiğinde de arsa sahibinin 2419.82 metrekarelik alanı yol için Büyükşehir Belediyesi’ne bedelsiz olarak devredeceği, karşılığında da ticari ve temel eğitim alanı olarak ayrılan arsanın kendisinde kalacağı hükmü yer aldı. Protokolün imzalanmasından 2 gün sonra Belediye Meclisi’nde protokole harfiyen uyan imar planı değişikliği kararlaştırıldı. Metrekare rayicinin 500-600 YTL olduğu belirtilen 8909.37 metrekarelik arsa, yeni imar düzenlemesi ile sahibi Eyyüp Göymen’e bırakıldı. Kararın usulsüz olduğu gerekçesiyle CHP Gaziantep İl Başkanı Nöfer Küllük, Gaziantep 1’inci İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtı. İdare Mahkemesi dosyada 8 Ekim 2007’de verdiği kararda belediyenin imar değişikliği ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. Belediye ise, mahkeme kararının iptali istemiyle Danıştay’a başvurdu. Danıştay 6’ncı Dairesi de yerel mahkemenin kararını onadı.

Belediyeye bağış

Bu süreçte, protokolde olmayan ancak Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ile arsa sahibi işadamı Eyyüp Göymen arasındaki yüklü bir ’bağış anlaşması’ yapıldığı ortaya çıktı. Arsa sahibi Eyyüp Göymen’in "O protokole konulmadı ama başka bir protokolle kararlaştırıldı" dediği bu anlaşmaya göre ise işadamı, söz konusu imar tadilatı gerçekleştiğinde belediyeye 700 bin YTL bağışta bulunacaktı. Belediye, bağış için Göymen’den çek istedi. Göymen de çeki yazıp, belediyeye teslim etti.

Göymen: Çeki ödemem

Mahkeme kararları üzerine işadamı Göymen, anlaştıkları düzenleme yapılamadığı için de verdiği 700 bin YTL’lik çeki ödemediğini söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Güzelbey ise 700 bin YTL’lik çekin belediye muhasebesi kayıtlarına girdiğini, protokolün encümenin bilgisi dahilinde imzalandığını belirterek, "Aradığınızı bulamazsınız. Gidin encümene, avukata sorun" diye konuştu.

Araziyi 2 yıl önce satın almış

İşadamı Eyyüp Göymen, Gaziantep’in Metropol Şahinbey İlçesi’ndeki Rasaf Yolu ile Üniversite Bulvarı’nın kesiştiği noktadaki araziyi, 2.5 yıl önce satın aldı. Göymen’in arsayı almasından 6 ay sonra da Gaziantep Büyükşehir Belediyesi burada kavşak çalışması projelendirdi. (Hürriyet),kaynak,vatan

3/9/2008

Erdoğan-Tüzmen arasındaki 6 çatlak



Rusya'ya karşı gümrüklerde 'kırmızı hat' kurulması önerisine Bakanlar Kurulu'nun verdiği ret cevabı, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in siyasi yaşamında bir kırılma noktası mı, yoksa son 2 yıldır alttan alta sürüp giden bir huzursuzluğun iyice su yüzüne çıkması mı? Bu sorunun doğru cevabı ikinci cümlede gizli. Tüzmen'in son iki yılda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la siyasi deyimle 'kafa kafaya' geldiği ilk olay, Meclis Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu Raporu'ndaki suçlamalardı.

Raporda Tüzmen'in Dış Ticaret Müsteşarı iken 2000 yılında Irak Petrol Bakanı Amer M. Rashid ile imzaladığı ve 4 Türk şirketine 2.7 milyon ton ham petrol ithalatı imkânı tanıyan gizli bir anlaşmadan bahsediliyor ve bunun CIA'nın bir raporundaki dökümüne yer veriliyordu. Komisyon bu anlaşmayı, Kürşad Tüzmen'in bakanlığı döneminde Dış Ticaret'ten istemiş ancak 'Devlet sırrıdır, gizlidir, veremeyiz' cevabı alınmıştı. Bu cevap geldiğinde çok kızdığı belirtilen Erdoğan, olayı tam anlayabilmek için Tüzmen'i, Başbakanlık Teftiş Kurulu'na göndermişti.

Son 2 yılda Tüzmen'le ilgili olarak büyük yankı yaratan ikinci tartışma ise Eximbank'tan, EGSBank'ın iştiraki EGS Dış Ticaret'e 64 milyon YTL usulsüz kredi verilerek Hazine'nin zarara uğratıldığı iddiaları ve bunun BDDK tarafından ciddi bir şekilde incelendiği idi. Tüzmen ile o dönem Ak Parti'nin en güçlü adamlarından Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'i karşı karşıya getiren bu olayda Tüzmen, "İstifa edecek misiniz?" sorusuna muhatap bile olmuştu. Tüzmen soruları "Kahramanmaraş'ın dövme dondurması neden meşhur? Çünkü dövüldükçe sağlamlaşıyor. Biz bunlara alışığız geçmişte de yaşadık. Ülkeme hizmet etmekten büyük bir gurur duyuyorum. Bugüne kadar bu çalışmaları hep yapageldim." diye geçiştirmişti.

Genel Başkanlık için kulis yaptı

Erdoğan-Tüzmen arasında, siyasi kulislerde çok konuşulan ama ifadelerle açık edilmeyen bir başka denge oyunu ise cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde yaşandı. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını adaylığını açıklaması durumunda Tüzmen'in AK Parti Genel Başkanlığı'na aday olacağı, bunun için iş dünyasının bir bölümünden gerekli desteği aldığı kapalı mekanlarda konuşuldu. Bu olaydan önce de Tüzmen'in ismi, MHP Genel Başkan adaylığı için geçmişti. Erdoğan'ın bu erken hesaplardan rahatsız olduğu kulislere sızdırıldı. Ardından da Tüzmen, 22 temmuz seçimlerinde çok sevildiği ve destek bulduğu Gaziantep yerine Mersin'e kaydırılarak aday yapıldı. Gaziantep'ten, Tüzmen'in yerine kur politikası konusunda taban tabana zıt görüşe sahip Mehmet Şimşek aday gösterildi.

Tüzmen'le Erdoğan arasındaki anlaşmazlık, seçimlerden sonra iyice açığa çıktı. Çünkü 2002-2007 döneminde dış ticaretin yanısıra gümrüklerden de sorumlu olan Tüzmen'in elinden gümrükler alınıverdi. Erdoğan, kendi eliyle yaptığı görev dağılımında gümrükleri, zorlu mahkeme günlerinde avukatlığını da yapan yakın dostu Hayati Yazıcı'ya bağladı. Olayın görünürdeki sebebi, Tüzmen'in geride kalan 5 yılda gümrük üst yönetimindeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını bir türlü bitirememiş olmasıydı. Ama ikinci ve görünmeyen sebep Tüzmen'in yetkilerinin kısıtlanmasıydı. Ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkileri hep soğuk olagelmiş Tüzmen'in gümrüklerde, ileride yaşanacak yapısal değişime gönüllü olmayacağı da konuşuluyordu. Çünkü AB ile müzakereler ilerledikçe, gümrüğün vergi ve gelirle ilgili bölümleri Gelir İdare Başkanlığı'na bağlanacak, gümrük muhafızları ise İçişleri Bakanlığı'na geçecekti.

Tüzmen ile Erdoğan arasında, sondan bir önceki anlaşmazlık ise TİM başkanlığına kimin aday olacağıydı. Tüzmen, şu anki başkan Oğuz Satıcı'yı destekliyordu. Çünkü Tüzmen ve Satıcı'nın aynı siyasi kökenden geldiği artık bilinen bir gerçekti. Ak Parti, TİM gibi gücü ve önemi giderek artan bir organizasyon üzerinde etkin olamıyordu. Bu nedenle Erdoğan'ın Satıcı'yı başkanlıkta görmek istemediği kulislerde konuşulmaya başlandı. Bunun ardından hemen Satıcı'nın ekibinde çatlak baş gösterdi. Aday sayısı dört oldu.

Üzeri çizilebilir Tüzmen'in Başbakan Erdoğan ile son anlaşmazlığı ise Rusya'nın Türk tır'larını bekleterek, içindeki malları tek tek saymasına karşı aynı önlemleri devreye sokacağını söylemesi oldu. Tüzmen'in gümrüklerden sorumlu olmamasına rağmen, sanki o görevi yürütüyormuş gibi davranması bu sefer hükümet genelinde de sıkıntı yarattı. Rahatsızlık, pazartesi günü milyonlarca televizyon izleyicisi önünde Cemil Çiçek'in "Tüzmen'in mukabil tedbir alma önerisi kabul görmemiştir" ifadesine kadar uzandı. Şu anda Tüzmen Çin'de. Bundan sonra yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor. Tüzmen, 2002 seçimleri öncesinde Ak Parti'ye bakan olma garantisi ile girmişti. Ancak bilinen ve kabul gören bir gerçek varsa, olası bir kabine değişikliğinde Tüzmen'in ilk üzeri çizilen isim olabileceği... (REFERANS),,kayanak,vatan

2/9/2008

Dişli stifa etti!

AKP, rüşvet iddidalarına tatmin edici bir yanıt veremeyen Şaban Dişli'ye faturayı kesti...Başbakan "görevi bırak" dedi. MYK'da ayrıl kararı çıktı.

ANKA-AA




AKP, ilk kez bir parti yöneticisine "yolsuzluk faturası" kesti.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu tarafından bir milyon dolar rüşvet aldığı iddiasıyla gündeme gelen AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli görevinden ayrıldı.... Dişli, MYK üyeliğinden de istifa etti..



BOZDAĞ'IN RAPORU ERDOĞAN'A SUNULDU

AKP MYK, 11 Ağustos'ta yapılan toplantıda Dişli hakkındaki iddiaları gündeme almamıştı. Erdoğan, Dişli ile bu süre içinde iki ayrı görüşme gerçekleştirdi. İki MYK üyesi Dişli'yi dinlerken, Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ özel bir rapor hazırladı. Bozdağ'ın raporunu dün Erdoğan'a sunduğu kaydedildi.

DİŞLİ, MYK’DA KENDİNİ SAVUNDU. YÖNETİM İKNA OLMADI, ERDOĞAN BU KEZ SAHİP ÇIKMADI

Haftalardır “rüşvet” iddialarıyla gündemden düşmeyen ve partisi içinde de rahatsızlığa neden olan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili önceki gün toplanan MYK toplantısında kendisini savundu ve "partiyi yıpratmaktan duyduğu vicdani rahatsızlığı" dile getirdi. Dişli’nin savunması MYK üyelerini ikna etmedi. Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Dişli’ye en sert sözleri söyleyen kurul üyesi oldu. Erdoğan daha sonra Dişli ile başbaşa görüştü.

Önceki gün AKP MYK Şaban Dişli için toplandı. Uzun süre süre Dişli hakkında ortaya atılan iddialardan rahatsız olan parti yönetimi MYK toplantısında önce Şaban Dişli’nin savunmasını dinledi. Ancak, hiç bir kurul üyesi Dişli’ye sahip çıkmadığı gibi Dişli sert sözlerle eleştirildi.

Edinilen bilgilere göre MYK toplantısında ilk önce Dişli söz aldı. Dişli sözlerine kendisi hakkında ortaya atılan rüşvet iddialarını “iftira” diye yorumladı ve “Yaklaşan yerel seçimler öncesi beni değil şahsım adından partiyi yıpratmaya çalışıyorlar. Bu olay 2002’de olan bir konu ve ben aklandım. Ben rüşvet almadım, almaya tenezzül etmedim” dediği kaydedildi.

-GEÇ KALDIN, KENDİNİ SAVUNAMADIN-

Bu arada bazı MYK üyeleri, “Kendini geç savundun. Kamuoyu önünde suçlu duruma düştün” diye yüklendikleri Dişli’nin ise, “CHP’nin bu konuyla ilgili basın toplantısını duyduğumda konunun ne olduğunu tam anlayamadım. Daha sonra öğrendiğimde çok önce olan ve mahkeme tarafından suçsuz bulunduğum bir dava. Ancak, söz konusu belgeleri toparlamam zaman aldı ve aradan 4 gün geçti” şeklinde yanıt verdiği belirtildi.

Bir MYK üyesinin ise, “Basın toplantısında baştan aşağı yanlış konuştun. Söz konusu belgeleri basına gösterdin ama dağıtmadın. Soruları yanıtsız bıraktın. Belgeleri ‘güvendiğim gazetecilerle paylaşacağım’ dedin ikinci yanlışı yaptın. Nasıl böyle bir hataya düştün” şeklinde eleştiri getirdiği kaydedildi.

Bu arada Dişli’yi en sert sözlerle Arınç’ın eleştirdiği ileri sürüldü. Arınç’ın, Dişli’yi bu süreçte partiyi yıpratmakla suçladığı da kaydedildi.

-ÖNCEKİLERDEN FARKLI TUTUM İZLENDİ-

Öte yandan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda uzun süre sessiz kalması ve Dişli ile ilgili hiç bir yorum yapmaması farklı yorumların yapılmasına neden oluyor. Adı daha önce yolsuzluk, iş kayırma gibi iddialara karışan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Grup Başkanvekili Sadullah Ergin gibi isimler haklarında çıkan iddiaları jet hızıyla yalanlamış ve Başbakan Erdoğan da kendilerini savunmuştu.

Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın geçen dönem ihale yolsuzluğu nedeniyle "aklanmasına fırsat verilmesi" için dokunulmazlığı kaldırılmıştı. Erdoğan, seçimlerde Kaya’yı Ağrı’dan aday göstererek 23. Dönem Meclis’e yeniden milletvekili olarak girmesini sağlamıştı.

Ancak, Dişli konusunda başta Erdoğan olmak üzere parti yönetimi ve milletvekillerinin kamuoyuna bir değerlendirme yapmamaları siyasi kulislerde Dişli'nin yalnız kaldığı yorumlarının yapılmasına neden oldu.

-KENDİNİ SAVUNSAYDI-

AKP yöneticileri ise, Dengir Mir Mehmet Fırat, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Sadullah Ergin'e yönelik Ali Dibo iddialarına sert yanıtlar vermelerine karşın neden bu konuda suskun kaldıkları yolundaki soruları, “Ortada bizce bir rüşvet durumu söz konusu değil. Onun dışındaki ticari meseleler de doğrudan partiyi değil Dişli"yi muhatap alıyor. Dişli'nin de kendisini savunabilecek imkan ve konumu vardı” şeklinde yorumluyorlar.





ŞABAN DİŞLİ VAKASI

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getirilen iş takipçiliği karşılığı 1 milyon ABD doları rüşvet aldığı yönündeki iddiaları kimseyi tatmin etmeyen bir basın açıklamasıyla yalanlamış, "İftira atılıyor' demişti.

İSTİFA SONRASI İLK AÇIKLAMA


AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, basın toplantısı yerine yazılı açıklama yapmakla yetindi. Dişli yaptığı açıklamada 'CHP'nin asılsız iddia ve iftiralarla şahsım üzerinden partimi yıpratmasına daha fazla izin vermemek için, kurucu mensubu olmakla her zaman iftihar ettiğim AK Parti'nin bugüne kadar büyük bir şeref ve onurla yürüttüğüm MKYK ve MYK üyeliği görevlerimden istifa kararı almış bulunuyorum' ifadelerini kullandı.

MYK üyeliğinden istifasıyla Genel Başkan Yardımcılığı görevi sona eren Dişli, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere mesai arkadaşlarına saygısının ve sorumluluk anlayışının bir gereği olarak istifa kararını açıklamak için dün son kez katıldığı MYK toplantısında kurul üyelerini 'üzerine atılan iftiralar konusunda bilgilendirmeyi' ve 'Başbakan Erdoğan'ın müsaadelerini almayı beklediğini' bildirdi.


'HUKUK MÜCADELEMİ SONUNA KADAR SÜRDÜRMEKTE KARARLIYIM'


Şaban Dişli, şunları kaydetti:

'Bilinmelidir ki bu kararımın birinci gerekçesi, şahsi hukukumun daima üstünde tuttuğum partimin hukukunu CHP'nin iftira siyaseti ve haksız saldırılarına karşı korumak olmuştur. İkinci gerekçem ise şeref ve haysiyetime yönelik ağır iftiralar karşısında hukuk önünde daha güçlü bir mücadele verebilmektir.

Hukukun temel ilkeleri, suçu mahkemelerce sabit olmadıkça herkesin masumiyetini esas almayı gerektirdiği halde, aksi yöndeki yargı kararlarına rağmen CHP yönetimi hem hakim hem savcı yerine geçerek hakkımda yargısız infaz kararı vermiştir.

Şimdi hukuk önünde hesaplaşma zamanı gelmiştir. CHP'nin iftiralarına karşı hukuk mücadelemi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyım.'

Bugüne kadar yürüttüğüm görevlerimde benden desteklerini esirgemeyen Sayın Başbakanım ve Genel Başkanım başta olmak üzere bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyor, aileme ve seçmenlerime karşı sorumluluklarımın gereğini yerine getirmekten asla çekinmeyeceğimi ve güvenlerini hiçbir zaman boşa çıkarmayacağımı ifade etmek istiyorum.'

2/9/2008

İstanbul'da kritik toplantı


AA - ANKA




Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bir günlük çalışma ziyaretinde bulunmak üzere Türkiye'ye geldi.

İstanbul Atatürk Havalimanı'na özel bir uçakla saat 10.50'de gelen Lavrov'u, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Ulutaş ve diğer yetkililer karşıladı.

Lavrov, VIP salonunda bir süre dinlendikten sonra alandan ayrıldı.

BABACAN, RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI LAVROV İLE BİR ARAYA GELDİ

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'ye günübirlik çalışma ziyaretinde bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile
Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisinde bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, konuğunu, Ofisin Şeref Kapısında karşıladı.

Babacan ve Lavrov, daha sonra birbirleriyle el sıkıştı. Basın mensuplarının kısa bir süre görüntü almalarına izin verilmesinden sonra, iki bakan içeri girdi.

GÖRÜŞME SONA ERDİ

ışişleri Bakanı Ali Babacan'ın, Türkiye'ye günübirlik çalışma ziyaretinde bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesi sona erdi.

Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisinde basına kapalı yapılan görüşme, 2 saat 20 dakika sürdü.

GÜMRÜK KRİZİNDE ÇÖZÜM ARAYIŞI

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, iki ülke arasında yaşanan gümrük sorununun çözümü için Türkiye ile basitleştirilmiş gümrük sistemine geçmek istediklerini bildirdi. Lavrov, her iki ülkenin ticari ilişkilerinin en üst düzeyde olduğuna işaret etti ve “Türkiye ile ticareti devam ettirmekten yanayız. Tedbirlerimiz sadece Türkiye'ye karşı değildir. Gümrük idarelerimiz en kısa zamanda bu problemi halledeceklerdir” dedi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Beşiktaş’taki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Babacan ve Lavrov görüşmenin ardından gazetecilerin karşısına geçti. Babacan yaptığı açıklamada, Türkiye ile Rusya’nın, sadece komşu iki ülke değil, ikili ilişkileri üst düzeyde olan ülkeler olduğunu vurguladı. Çok yönlü bir işbirliği anlayışları bulunduğunu ifade eden Babacan, Rusya Federasyonu ile ilişkilere büyük değer atfetmekte olduklarını belirtti. Babacan, şunları söyledi:
"Rusya Federasyonu ile enerji alanındaki işbirliğine de önem atfediyoruz. Bu işbirliğinin gelecekte gerçekleştirilecek karşılıklı yarara dayalı projelerle ileri götürülmesini umuyoruz.

Bu kadar olumlu bir tablo içerisinde son dönemde ortaya çıkan Rus gümrüklerinde Türk mallarının uzun süre incelemeye tabi tutulması sonucunda yaşanan gecikmelerden kaynaklanan sorunu da değerli dostumla samimi ve yapıcı bir yaklaşımla ele aldık. Bu sorunun da Rus tarafından beklediğimiz esneklik ve işbirliği yaklaşımı sayesinde aşılacağına inanıyoruz."

Babacan, görüşmelerde Kafkaslar başta olmak üzere Kıbrıs, Orta Doğu, Irak, İran gibi ortak bölgesel sorunları da ele aldıklarını ve görüş alışverişlerinde bulunduklarını dile getirdi.

"GÜRCİSTAN'DAKİ GELİŞMELERİ ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ"

Kafkasya’daki barış ve istikrarın sağlanmasının bölgenin sınır komşusu olan Türkiye açısından hayati önemi taşıdığını belirten Babacan, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle yakın ve dostane ilişkiler içinde olmasının verdiği sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini vurguladı. Babacan, "Şu ana kadar gerçekleştirdiğimiz temaslar konusunda da Bakan Lavrov ile görüş alışverişinde bulunduk. Kafkaslardaki barış ve güvenliğin tesis edilmesinin önemine işaretle ihtilafların sıcak çatışmalara sebebiyet vermeden uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog ve uzlaşı yoluyla çözülmesini arzu ettiğimi de vurguladım. Türkiye, Gürcistan’da son dönemlerde meydana gelen gelişmeleri endişeyle takip etmektedir" dedi.

"Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu" önerisi hakkında da kapsamlı görüş alışverişinde bulunma imkanı bulduklarını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:

"Bu önerimizin bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için bölge ülkeleri arasında güven tesis etmeyi hedefleyen, geleceğe ilişkin vizyonu bulunan inisiyatif olduğu konusunda mutabık olduğumuzu memnuniyetle öğrendim. Söz konusu inisiyatifin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi yakın istişarelerimizi ve işbirliğimizi sürdürme kararını da beraberce aldık."

LAVROV: "TÜRKİYE İLE TİCARETİ DEVAM ETTİRMEKTEN YANAYIZ"

Rus Dışişleri Bakanı Lavrov da, her iki ülkenin ticari ilişkilerinin en üst düzeyde olduğuna işaret etti ve Türkiye ile ticareti devam ettirmekten yana olduklarını vurguladı. Gümrük idareleri arasında görüşmelerin devam ettiğini ve somut gelişmeler sağlandığını anlatan Lavrov, "Türk mallarının basitleştirilmiş yöntemle ülkemize ihraç edilmesini istiyoruz. Basitleştirilmiş gümrük sistemine geçmemiz gerekiyor. Bu konuyla ilgili en kısa zamanda görüşerek sorun giderilecektir" Ddedi. Gümrüklerde alınan tedbirlerin sadece Türkiye’ye yönelik olmadığının altını çizen Lavrov, şunları söyledi:

“Türklere karşı bir davranış yok. Ayrımcılık yok.Son yıllarda gönderilen malların kalitesi ile ilgili sorunlar çıkmakta. Rusya birçok ülkeden ürün ithal ediyor. Örneğin Polonya ile et sorunu çıkmıştı. Gönderdikleri etler bizim standartlarımıza uygun değildi. Siyaset, ticarete karıştırılmaz, Rusya’nın böyle bir anlayışı yoktur."
Kafkaslardaki durum konusunda bilgi alışverişinde bulunduklarını söyleyen Lavrov, "Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması kaçınılmazdı. Bugünkü koşullarda bu halkların varlığını sürdürmesi için bağımsızlık tek seçenektir. Biz Türkiye’nin bu alandaki çabalarını takdirle karşılıyoruz ve bu kapsamda Ankara’nın Kafkas İttifakı fikrini olumlu olarak destekliyoruz" diye konuştu. Lavrov, Kafkaslar'daki krizin ortadan kalkması için Osetya’ya yönelik saldırıların sona erdirilmesi gerektiğini de vurguladı.

Lavrov, Babacan ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Rusya’ya yapacağı ziyaretin de ele alındığını ve İran’ın nükleer programı çerçevesindeki sorunların da barış yoluyla çözülmesi dileklerini ilettiğini bildirdi.

Lavrov, bir gazetecinin, Rusya’nın Türkiye’ye verdiği doğalgazı kesip kesmeyeceğine ilişkin sorusu üzerine ise, “Rusya'nın Türkiye'nin doğalgazını kesmesi çok çılgınca bir düşünce. Bizim Türkiye ile anlaşmamız var ve Rusya asla bu anlaşmaları ihlal etmiyor” yanıtını verdi.

"İRAN'A SİLAH SATMIYORUZ"

Sergey Lavrov, Rusya'nın İran'a S-300 füzesi satacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine "Sizlerdeki bu bilgiler karıştırılmış. Bu konu ele alınırken bir cümle ifade etmemiz doğru değil. Gizli sevkiyatlarla ilgili İran'a veya başka ülkelere silah sevkiyatı söz konusu değil. Silah ihracatımız kesinlikle şeffaftır. Uluslararası hukuk çerçevesinde, Rusya ihracat mevzuatına göre yapılmaktadır. Bu bölgede Gürcistan'a saldırı silahları verenler anlaşmaları ihlal etmiştir. İhlal var ama bunu yapan Rus tarafı değil. İhlal yapanlar Gürcistan'ı silahlandıranlar, Saakaşvili tarafını silahlandıranlar NATO üyesi ülkeleridir. Bölgedeki sorunlar bölge ülkeleri tarafından çözülmelidir. Başka ülkeler sadece bu konulara çözüm için destek olabilir. Kendi reçetelerini kabul ettirmeye çalışmamalılar.

Rusya da Türkiye gibi toprak bütünlüğü konusuna sadakat ile bağlıdır. Saakaşvili'nin Gürcistan'ın başına geçmesi ile birlikte Gürcistan ile yapılan bütün anlaşmalar ihlal edildi. Bütün bunlardan aslında Saakaşvili'yi sorumlu tutabiliriz.”kaynakvatan

30/8/2008

Cuntacılara ömür boyu

32 yıl önce askeri yönetim döneminde işlenen suçlar nedeniyle 81 ve 82 yaşındaki iki emekli generale ömür boyu hapis cezası verildi

DIŞ HABERLER




ARJANTİN’DE 32 yıl önce ABD’nin de desteğini alarak ordunun yönetime el koymasıyla 1983’e kadar sürecek askeri diktatörlük dönemi başlamıştı. Bu dönemde en az 30 bin kişi öldürüldü. “Kirli Savaş” diye adlandırılan bu dönemin ardından uzun süre cuntacılar yargılanamadı. 2003’te yapılan anayasa değişikliğiyle askerlerin yargılanmasının önü açıldı. O dönemden beri 20’ye yakın üst düzey yetkili yargı karşısına çıktı. Son olarak dün darbenin ilk gününde “kaybolan” senatör Guillermo Vargas Aignasse’ın kaçırılması, işkence görmesi ve öldürülmesi nedeniyle suçlu bulunan emekli generaller Antonio Bussi (82) ve Luciano Menendez (81) ömür boyu hapse mahkum edildi. Mahkeme yaşı nedeniyle Bussi’nin ev hapsinde tutulmasına karar verdi. Menendez, başka suçlar için daha önce ömür boyu hapis cezası aldığı için cezaevine gönderildi.

28/8/2008

Sevgiliye asılan babaya ev yasağı

Anna Kournikova’ya 

Enrique Iglesias, sevgilisi

 

 

 Anna Kournikova’ya

 

 

 “yakın” davranan babasına

 

 

 eve girme yasağı koydu

 

Latin şarkıcı Enrique Iglesias'ın başı, çapkınlığıyla
 ün yapan babası Julio Iglesias'la kournikova3gu3 dertte.
 Genç Iglesias, Rus tenisçi sevgilisi
Anna Kournikova'yı, 64 yaşındaki
 babasından kaçırmaya çalışıyor.
ÜÇ BİN KADINLA
İLİŞKİ KURDU
 



Genç şarkıcı, Billboard Latino adlı müzik 
dergisine verdiği röportajda "Babamın
 son zamanlarda genç kadınlara olan
ilgisi iyice arttı. Bu yüzden evime
 girmesine izin vermiyorum"
diye şikâyet etti. Enrique
Iglesias'ın yakın çevresi
de durumu AnnaKournikovaPicture doğrulayarak
ünlü şarkıcının, babasının
 evine girmesini istemediğini
 söyledi. Çapkınlığı tanınan
 "kadife sesli" şarkıcı baba Julio Iglesias'ın,
 bugüne kadar üç bin kadınla ilişkiye girdiği
 iddia edilmişti.


Sabah

Anna Kournikova’ya
<_script /> <_script />

Google

Blogcu ile yapıldı