MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


DEDE TORUN BLOGU

Blogumuzda kuşak farkıyla neleri nasıl görmüş nasıl yorumladığımızı izleyebilirsiniz.Konular:Aktüalite,Türkiye,Dünya,Haberler,siyaset,Müzik,eğlence,sinema,tiyatro,Teknik,Teknoloji,Fotolar,Video,Bilgisayar,Eğitim, kısacası hayatın içinden farklı bir bakış..


SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN




« Önceki | Sonraki »

2/9/2008

Dişli stifa etti!

AKP, rüşvet iddidalarına tatmin edici bir yanıt veremeyen Şaban Dişli'ye faturayı kesti...Başbakan "görevi bırak" dedi. MYK'da ayrıl kararı çıktı.

ANKA-AA




AKP, ilk kez bir parti yöneticisine "yolsuzluk faturası" kesti.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu tarafından bir milyon dolar rüşvet aldığı iddiasıyla gündeme gelen AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli görevinden ayrıldı.... Dişli, MYK üyeliğinden de istifa etti..



BOZDAĞ'IN RAPORU ERDOĞAN'A SUNULDU

AKP MYK, 11 Ağustos'ta yapılan toplantıda Dişli hakkındaki iddiaları gündeme almamıştı. Erdoğan, Dişli ile bu süre içinde iki ayrı görüşme gerçekleştirdi. İki MYK üyesi Dişli'yi dinlerken, Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ özel bir rapor hazırladı. Bozdağ'ın raporunu dün Erdoğan'a sunduğu kaydedildi.

DİŞLİ, MYK’DA KENDİNİ SAVUNDU. YÖNETİM İKNA OLMADI, ERDOĞAN BU KEZ SAHİP ÇIKMADI

Haftalardır “rüşvet” iddialarıyla gündemden düşmeyen ve partisi içinde de rahatsızlığa neden olan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili önceki gün toplanan MYK toplantısında kendisini savundu ve "partiyi yıpratmaktan duyduğu vicdani rahatsızlığı" dile getirdi. Dişli’nin savunması MYK üyelerini ikna etmedi. Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Dişli’ye en sert sözleri söyleyen kurul üyesi oldu. Erdoğan daha sonra Dişli ile başbaşa görüştü.

Önceki gün AKP MYK Şaban Dişli için toplandı. Uzun süre süre Dişli hakkında ortaya atılan iddialardan rahatsız olan parti yönetimi MYK toplantısında önce Şaban Dişli’nin savunmasını dinledi. Ancak, hiç bir kurul üyesi Dişli’ye sahip çıkmadığı gibi Dişli sert sözlerle eleştirildi.

Edinilen bilgilere göre MYK toplantısında ilk önce Dişli söz aldı. Dişli sözlerine kendisi hakkında ortaya atılan rüşvet iddialarını “iftira” diye yorumladı ve “Yaklaşan yerel seçimler öncesi beni değil şahsım adından partiyi yıpratmaya çalışıyorlar. Bu olay 2002’de olan bir konu ve ben aklandım. Ben rüşvet almadım, almaya tenezzül etmedim” dediği kaydedildi.

-GEÇ KALDIN, KENDİNİ SAVUNAMADIN-

Bu arada bazı MYK üyeleri, “Kendini geç savundun. Kamuoyu önünde suçlu duruma düştün” diye yüklendikleri Dişli’nin ise, “CHP’nin bu konuyla ilgili basın toplantısını duyduğumda konunun ne olduğunu tam anlayamadım. Daha sonra öğrendiğimde çok önce olan ve mahkeme tarafından suçsuz bulunduğum bir dava. Ancak, söz konusu belgeleri toparlamam zaman aldı ve aradan 4 gün geçti” şeklinde yanıt verdiği belirtildi.

Bir MYK üyesinin ise, “Basın toplantısında baştan aşağı yanlış konuştun. Söz konusu belgeleri basına gösterdin ama dağıtmadın. Soruları yanıtsız bıraktın. Belgeleri ‘güvendiğim gazetecilerle paylaşacağım’ dedin ikinci yanlışı yaptın. Nasıl böyle bir hataya düştün” şeklinde eleştiri getirdiği kaydedildi.

Bu arada Dişli’yi en sert sözlerle Arınç’ın eleştirdiği ileri sürüldü. Arınç’ın, Dişli’yi bu süreçte partiyi yıpratmakla suçladığı da kaydedildi.

-ÖNCEKİLERDEN FARKLI TUTUM İZLENDİ-

Öte yandan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda uzun süre sessiz kalması ve Dişli ile ilgili hiç bir yorum yapmaması farklı yorumların yapılmasına neden oluyor. Adı daha önce yolsuzluk, iş kayırma gibi iddialara karışan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Grup Başkanvekili Sadullah Ergin gibi isimler haklarında çıkan iddiaları jet hızıyla yalanlamış ve Başbakan Erdoğan da kendilerini savunmuştu.

Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın geçen dönem ihale yolsuzluğu nedeniyle "aklanmasına fırsat verilmesi" için dokunulmazlığı kaldırılmıştı. Erdoğan, seçimlerde Kaya’yı Ağrı’dan aday göstererek 23. Dönem Meclis’e yeniden milletvekili olarak girmesini sağlamıştı.

Ancak, Dişli konusunda başta Erdoğan olmak üzere parti yönetimi ve milletvekillerinin kamuoyuna bir değerlendirme yapmamaları siyasi kulislerde Dişli'nin yalnız kaldığı yorumlarının yapılmasına neden oldu.

-KENDİNİ SAVUNSAYDI-

AKP yöneticileri ise, Dengir Mir Mehmet Fırat, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Sadullah Ergin'e yönelik Ali Dibo iddialarına sert yanıtlar vermelerine karşın neden bu konuda suskun kaldıkları yolundaki soruları, “Ortada bizce bir rüşvet durumu söz konusu değil. Onun dışındaki ticari meseleler de doğrudan partiyi değil Dişli"yi muhatap alıyor. Dişli'nin de kendisini savunabilecek imkan ve konumu vardı” şeklinde yorumluyorlar.





ŞABAN DİŞLİ VAKASI

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getirilen iş takipçiliği karşılığı 1 milyon ABD doları rüşvet aldığı yönündeki iddiaları kimseyi tatmin etmeyen bir basın açıklamasıyla yalanlamış, "İftira atılıyor' demişti.

İSTİFA SONRASI İLK AÇIKLAMA


AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, basın toplantısı yerine yazılı açıklama yapmakla yetindi. Dişli yaptığı açıklamada 'CHP'nin asılsız iddia ve iftiralarla şahsım üzerinden partimi yıpratmasına daha fazla izin vermemek için, kurucu mensubu olmakla her zaman iftihar ettiğim AK Parti'nin bugüne kadar büyük bir şeref ve onurla yürüttüğüm MKYK ve MYK üyeliği görevlerimden istifa kararı almış bulunuyorum' ifadelerini kullandı.

MYK üyeliğinden istifasıyla Genel Başkan Yardımcılığı görevi sona eren Dişli, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere mesai arkadaşlarına saygısının ve sorumluluk anlayışının bir gereği olarak istifa kararını açıklamak için dün son kez katıldığı MYK toplantısında kurul üyelerini 'üzerine atılan iftiralar konusunda bilgilendirmeyi' ve 'Başbakan Erdoğan'ın müsaadelerini almayı beklediğini' bildirdi.


'HUKUK MÜCADELEMİ SONUNA KADAR SÜRDÜRMEKTE KARARLIYIM'


Şaban Dişli, şunları kaydetti:

'Bilinmelidir ki bu kararımın birinci gerekçesi, şahsi hukukumun daima üstünde tuttuğum partimin hukukunu CHP'nin iftira siyaseti ve haksız saldırılarına karşı korumak olmuştur. İkinci gerekçem ise şeref ve haysiyetime yönelik ağır iftiralar karşısında hukuk önünde daha güçlü bir mücadele verebilmektir.

Hukukun temel ilkeleri, suçu mahkemelerce sabit olmadıkça herkesin masumiyetini esas almayı gerektirdiği halde, aksi yöndeki yargı kararlarına rağmen CHP yönetimi hem hakim hem savcı yerine geçerek hakkımda yargısız infaz kararı vermiştir.

Şimdi hukuk önünde hesaplaşma zamanı gelmiştir. CHP'nin iftiralarına karşı hukuk mücadelemi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyım.'

Bugüne kadar yürüttüğüm görevlerimde benden desteklerini esirgemeyen Sayın Başbakanım ve Genel Başkanım başta olmak üzere bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyor, aileme ve seçmenlerime karşı sorumluluklarımın gereğini yerine getirmekten asla çekinmeyeceğimi ve güvenlerini hiçbir zaman boşa çıkarmayacağımı ifade etmek istiyorum.'

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Google

Blogcu ile yapıldı