MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


DEDE TORUN BLOGU

Blogumuzda kuşak farkıyla neleri nasıl görmüş nasıl yorumladığımızı izleyebilirsiniz.Konular:Aktüalite,Türkiye,Dünya,Haberler,siyaset,Müzik,eğlence,sinema,tiyatro,Teknik,Teknoloji,Fotolar,Video,Bilgisayar,Eğitim, kısacası hayatın içinden farklı bir bakış..


SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN




« Önceki |

2/9/2008

İstanbul'da kritik toplantı


AA - ANKA




Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bir günlük çalışma ziyaretinde bulunmak üzere Türkiye'ye geldi.

İstanbul Atatürk Havalimanı'na özel bir uçakla saat 10.50'de gelen Lavrov'u, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Ulutaş ve diğer yetkililer karşıladı.

Lavrov, VIP salonunda bir süre dinlendikten sonra alandan ayrıldı.

BABACAN, RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI LAVROV İLE BİR ARAYA GELDİ

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'ye günübirlik çalışma ziyaretinde bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile
Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisinde bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, konuğunu, Ofisin Şeref Kapısında karşıladı.

Babacan ve Lavrov, daha sonra birbirleriyle el sıkıştı. Basın mensuplarının kısa bir süre görüntü almalarına izin verilmesinden sonra, iki bakan içeri girdi.

GÖRÜŞME SONA ERDİ

ışişleri Bakanı Ali Babacan'ın, Türkiye'ye günübirlik çalışma ziyaretinde bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesi sona erdi.

Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisinde basına kapalı yapılan görüşme, 2 saat 20 dakika sürdü.

GÜMRÜK KRİZİNDE ÇÖZÜM ARAYIŞI

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, iki ülke arasında yaşanan gümrük sorununun çözümü için Türkiye ile basitleştirilmiş gümrük sistemine geçmek istediklerini bildirdi. Lavrov, her iki ülkenin ticari ilişkilerinin en üst düzeyde olduğuna işaret etti ve “Türkiye ile ticareti devam ettirmekten yanayız. Tedbirlerimiz sadece Türkiye'ye karşı değildir. Gümrük idarelerimiz en kısa zamanda bu problemi halledeceklerdir” dedi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Beşiktaş’taki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Babacan ve Lavrov görüşmenin ardından gazetecilerin karşısına geçti. Babacan yaptığı açıklamada, Türkiye ile Rusya’nın, sadece komşu iki ülke değil, ikili ilişkileri üst düzeyde olan ülkeler olduğunu vurguladı. Çok yönlü bir işbirliği anlayışları bulunduğunu ifade eden Babacan, Rusya Federasyonu ile ilişkilere büyük değer atfetmekte olduklarını belirtti. Babacan, şunları söyledi:
"Rusya Federasyonu ile enerji alanındaki işbirliğine de önem atfediyoruz. Bu işbirliğinin gelecekte gerçekleştirilecek karşılıklı yarara dayalı projelerle ileri götürülmesini umuyoruz.

Bu kadar olumlu bir tablo içerisinde son dönemde ortaya çıkan Rus gümrüklerinde Türk mallarının uzun süre incelemeye tabi tutulması sonucunda yaşanan gecikmelerden kaynaklanan sorunu da değerli dostumla samimi ve yapıcı bir yaklaşımla ele aldık. Bu sorunun da Rus tarafından beklediğimiz esneklik ve işbirliği yaklaşımı sayesinde aşılacağına inanıyoruz."

Babacan, görüşmelerde Kafkaslar başta olmak üzere Kıbrıs, Orta Doğu, Irak, İran gibi ortak bölgesel sorunları da ele aldıklarını ve görüş alışverişlerinde bulunduklarını dile getirdi.

"GÜRCİSTAN'DAKİ GELİŞMELERİ ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ"

Kafkasya’daki barış ve istikrarın sağlanmasının bölgenin sınır komşusu olan Türkiye açısından hayati önemi taşıdığını belirten Babacan, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle yakın ve dostane ilişkiler içinde olmasının verdiği sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini vurguladı. Babacan, "Şu ana kadar gerçekleştirdiğimiz temaslar konusunda da Bakan Lavrov ile görüş alışverişinde bulunduk. Kafkaslardaki barış ve güvenliğin tesis edilmesinin önemine işaretle ihtilafların sıcak çatışmalara sebebiyet vermeden uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog ve uzlaşı yoluyla çözülmesini arzu ettiğimi de vurguladım. Türkiye, Gürcistan’da son dönemlerde meydana gelen gelişmeleri endişeyle takip etmektedir" dedi.

"Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu" önerisi hakkında da kapsamlı görüş alışverişinde bulunma imkanı bulduklarını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:

"Bu önerimizin bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için bölge ülkeleri arasında güven tesis etmeyi hedefleyen, geleceğe ilişkin vizyonu bulunan inisiyatif olduğu konusunda mutabık olduğumuzu memnuniyetle öğrendim. Söz konusu inisiyatifin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi yakın istişarelerimizi ve işbirliğimizi sürdürme kararını da beraberce aldık."

LAVROV: "TÜRKİYE İLE TİCARETİ DEVAM ETTİRMEKTEN YANAYIZ"

Rus Dışişleri Bakanı Lavrov da, her iki ülkenin ticari ilişkilerinin en üst düzeyde olduğuna işaret etti ve Türkiye ile ticareti devam ettirmekten yana olduklarını vurguladı. Gümrük idareleri arasında görüşmelerin devam ettiğini ve somut gelişmeler sağlandığını anlatan Lavrov, "Türk mallarının basitleştirilmiş yöntemle ülkemize ihraç edilmesini istiyoruz. Basitleştirilmiş gümrük sistemine geçmemiz gerekiyor. Bu konuyla ilgili en kısa zamanda görüşerek sorun giderilecektir" Ddedi. Gümrüklerde alınan tedbirlerin sadece Türkiye’ye yönelik olmadığının altını çizen Lavrov, şunları söyledi:

“Türklere karşı bir davranış yok. Ayrımcılık yok.Son yıllarda gönderilen malların kalitesi ile ilgili sorunlar çıkmakta. Rusya birçok ülkeden ürün ithal ediyor. Örneğin Polonya ile et sorunu çıkmıştı. Gönderdikleri etler bizim standartlarımıza uygun değildi. Siyaset, ticarete karıştırılmaz, Rusya’nın böyle bir anlayışı yoktur."
Kafkaslardaki durum konusunda bilgi alışverişinde bulunduklarını söyleyen Lavrov, "Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması kaçınılmazdı. Bugünkü koşullarda bu halkların varlığını sürdürmesi için bağımsızlık tek seçenektir. Biz Türkiye’nin bu alandaki çabalarını takdirle karşılıyoruz ve bu kapsamda Ankara’nın Kafkas İttifakı fikrini olumlu olarak destekliyoruz" diye konuştu. Lavrov, Kafkaslar'daki krizin ortadan kalkması için Osetya’ya yönelik saldırıların sona erdirilmesi gerektiğini de vurguladı.

Lavrov, Babacan ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Rusya’ya yapacağı ziyaretin de ele alındığını ve İran’ın nükleer programı çerçevesindeki sorunların da barış yoluyla çözülmesi dileklerini ilettiğini bildirdi.

Lavrov, bir gazetecinin, Rusya’nın Türkiye’ye verdiği doğalgazı kesip kesmeyeceğine ilişkin sorusu üzerine ise, “Rusya'nın Türkiye'nin doğalgazını kesmesi çok çılgınca bir düşünce. Bizim Türkiye ile anlaşmamız var ve Rusya asla bu anlaşmaları ihlal etmiyor” yanıtını verdi.

"İRAN'A SİLAH SATMIYORUZ"

Sergey Lavrov, Rusya'nın İran'a S-300 füzesi satacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine "Sizlerdeki bu bilgiler karıştırılmış. Bu konu ele alınırken bir cümle ifade etmemiz doğru değil. Gizli sevkiyatlarla ilgili İran'a veya başka ülkelere silah sevkiyatı söz konusu değil. Silah ihracatımız kesinlikle şeffaftır. Uluslararası hukuk çerçevesinde, Rusya ihracat mevzuatına göre yapılmaktadır. Bu bölgede Gürcistan'a saldırı silahları verenler anlaşmaları ihlal etmiştir. İhlal var ama bunu yapan Rus tarafı değil. İhlal yapanlar Gürcistan'ı silahlandıranlar, Saakaşvili tarafını silahlandıranlar NATO üyesi ülkeleridir. Bölgedeki sorunlar bölge ülkeleri tarafından çözülmelidir. Başka ülkeler sadece bu konulara çözüm için destek olabilir. Kendi reçetelerini kabul ettirmeye çalışmamalılar.

Rusya da Türkiye gibi toprak bütünlüğü konusuna sadakat ile bağlıdır. Saakaşvili'nin Gürcistan'ın başına geçmesi ile birlikte Gürcistan ile yapılan bütün anlaşmalar ihlal edildi. Bütün bunlardan aslında Saakaşvili'yi sorumlu tutabiliriz.”kaynakvatan

22/5/2008

Cannes'de üstsüz yakalandı

 

O da YAKALANDI

 

Angelina Jolie, “Güçlü Kalp” filminin galası

için katıldığı Cannes Film Festivali’ne güzelliyle

damga vurdu.
Dünyanın en ünlü yıldızlarından olan Angelina Jolie, Cannes’da

üstsüz yakalandı. İkizlere hamile olan Jolie, Alman paparazziler

 tarafından otelinin balkonunda üstünü değiştirirken görüntülendi.

Jolie, seslendirmesini yaptığı 'Kung Fu Panda' filminin gösterimi

için Cannes Film Festivali’nde bulunuyor.

 

 



22/5/2008

Anneannemin roka salatası


Dün dedemle pazara alışverişe gittik.Aldığımız meyva ve
 sebzelerle beraber rokada aldık.Anneannem bir roka
salatası yapdı,harika tarifi öğrendim sizlerle paylaşmak istedim.

MALZEMELER

1 demet roka
2 ortaboy domates
1 baş(7-8 diş)sarmısak

Kırmızı lahana

1-2 tane Salata

1/2 çaybardağı zetinyağı
1 limonun suyu
1 çorba kaşığı nar ekşisi
tuz (istenilen miktarda)

YAPILIŞI:

Öncelikle iyice yıkanıp temizlenmiş rokalar biraz kalınca kesilir ,çukur bir kaseye koyulur daha sonra domateslerin kabuğu soyulup normal büyüklükde küp küp doğranır ve rokaların üzerine serpiştirilir.Kırmızı lahana ve salatada kesilerek salata tabağına konur. Derin bir kapta veya havanda sarmısaklar tuzla birlikte ezilip macun kıvamına getirilir. Macun kıvamındaki sarmısaklara zeyinyağı limon suyu ve nar ekşisi katılıp sos haline getirilir hazırlanan bu sos kasedeki salatanın üzerine gezdirilerek dökülür. afiyet olsun

Ellerine sağlık anneannem


22/5/2008

Çayın Faydaları sizler için........

Tiryakisi için çay denince ötesini aramamak gerekiyor ama uzmanlara

göre az içilen çayın yararları hayli fazla. Ama haddinden fazla içilen

çayın da zararları saymakla bitmiyor....

Uzmanlar çayın, tiryakileri için 5 duyu organına hitap ettiğini belirtiyor
ve rengiyle göze, kokusuyla burna, şekerini karıştırırken kulağa,
sıcaklığıyla tene, tadıyla ise dile iyi geldiğini ileri sürüyor.


Çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre, çayın
faydaları şöyle sıralanıyor:


'Saçı şampuanla yıkadıktan sonra, son su olarak bir çaydanlık ılık
çayla durulayın. Ayağınız kokuyorsa, ılık çay dolu bir leğene ayaklarınızı
daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye
 bir şey kalmayacaktır. Boğaz ağrılarında posaları süzülüp soğuyan dem
 boğaz ağrılarında gargara olarak kullanılır. Cildiniz yağlıysa banyodan
çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun, balsam
vazifesi görür. Derinizdeki yaraların temizlenmesi için çayı, derinizdeki
yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etkisi göstermesi için pamukla tatbik
 ederek kullanabilirsiniz. Eliniz balık ya da soğan kokuyorsa, elinizi demli
 çayla yıkayın. Gözünüz çapak yapıyorsa, kaynamış çayı bir tasa koyup
buharı gözünüze gelecek biçimde başınızın üstüne koyun. Yemek yerken
dilinizi ısırdıysannız yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa
çalkalayın, diliniz 9 yerine 3 günde iyileşecektir. Buzdolabınız koku
yapıyorsa demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının
orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.'
Aman DİKKAT fazla çay içmeyin o zaman zararlarını saymakla bitmez.
Uzmanlar, çay haddinden fazla içilecek olursa, 'Çarpıntı, göğüs anjini,
 sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve
uykusuzluğa sebep verir'' diyerek, ''Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve
 karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde
kum veya taş olanlar, yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar, mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler' uyarısında bulunuyor.

22/5/2008

Mini etek giyince dikkat....!.......

 

Pussycat Dolls'un solisti Nicole,

 mini elbisesinin kurbanı oldu.
Nicole, arabasından inerken müthiş

bir frikik verdi, onu takip eden paparazziler de bu frikiği kare kare fotoğrafladılar.

Ünlülerimiz mini etek giydiklerini arabadan inerken unutuyorlar,paparazilerin devamlı onları takip etdiklerini

bildikleri halde.......

 

 


19/4/2008

Lezbiyen aşk yaşayan ünlü kadın manken kim?

Manken Ebru Şancı'nın "Çok ünlü bir kadın mankenle lezbiyen aşk yaşadım" itirafı podyum dünyasını karıştırdı.




Posta Gazetesi'nden Suna Akyıldız'a konuşan Ebru Şancı, bu ismin kim olduğu sorusuna "4 yıl önce Türkiye'nin en önemli 5 mankeninden biriydi" cevabını verdi. Akyıldız'ın "O zaman Türkiye'nin en iyisi Deniz Akkaya, Güzide Duran, Tuğçe Kazaz, Şenay Akay ve Ayşe Hatun Önal'dı. Bunlardan biri mi?" sorusuna ise "Evet ama kim olduğunu söylemem" cevabıyla da kafaları karıştırdı.

Telefonla görüştüğümüz Ebru Şancı'ya bu ünlü kadın mankenin kim olduğunu sorduk. İşte cevabı: "Bu ismi kimseyle paylaşmayacağım. Ama o listede bulunan 5 isim arasından Tuğçe Kazaz'ı eleyebilirsiniz. Size sadece bu şekilde yardım edebilirim" dedi.

Podyumları karıştıran bu iddia en çok da Şenay Akay'ı kızdırdı. İsminin bu listede olmasına sinirlenen Akay, Ebru Şancı hakkında dava açmayı düşünüyor.


İşte Posta Gazetesi'nde yayınlanan o röportaj


-Erkek arkadaşınızla neden ayrıldınız?


Onunla yaşadıklarımdan sonra şımardım. Hiçbir şeyden zevk alamaz oldum. Tam bu arada hayatıma yeni biri girdi, güzel vakit geçirmeye başladım.



-Aynı anda başka bir erkekle beraber olmaya başladınız yani?

Erkek değil kadınla. Londra'da bir moda gösterisinden karşılaştık. Hiçbir zaman aklımın ucundan bir kadın yakınlık hissedeceğim geçmedi aslında. Erkek arkadaşımla beraberliğimin son iki senesinde üçümüz birlikte gezdik.



-Birden lezbiyen olduğunuzu mu farkettiniz?


Hayır ben lezbiyen değilim. Onunla yaşadıklarımdan sonra hiçbir kadına bir şey hissetmedim. Onunla yaşadığımız aşk değildi ten çekimiydi. Aniden oldu. Benden sonra onun da başına böyle bir şey geldiğini sanmıyorum.



-Kimdi bu kadın?

Türkiye'nin o dönemki en önemli 5 mankeninden biriydi. İstanbul'da sevgilisi de vardı. Güzel ve göz önünde bir kadın. Aslında daha önce bir sürü kadından teklif almıştım. Dokunmak isterlerdi, hiç yüz vermezdim ama büyük konuşmamak lazımmış.



-Bu kadından biraz daha bahseder misiniz?

Çok güzel ve çekici bir kadın. İsmini söylememi bekliyorsun herhalde? Kadının dokunması daha şefkatli. Belki de o yüzden bana yakın geldi.



-Nasıl geçiyordu zamanınız?

Alışverişe gidiyorduk. Birbirimize iç çamaşarı alıyorduk. Giyer birbirimize gösterirdik. Millet bize bakardı ama hissederler miydi bilmiyorum. Çok eğleniyordum onunla.



-İlişkinizde hanginiz erkeksiydi?

O bana göre daha erkeksiydi. O zaten tip olarak da biraz öyle sert mizaçlı. Biz erkek arkadaşımla tatile giderdik onu da götürürdüm, dedim ya. Ama sakın yanlış anlaşılmasın aramızda öyle sapıkça üçümüz sanki birlikte oluyormuşuz gibi bir şey yoktu. "Biz birbirimizi seviyoruz" desek Türkiye yerinden oynar. Belki de o yüzden bu ilişkiye son vermek lazımdı ve bitti.



-En iyi 5 diyorsunuz. Aklıma Deniz Akkaya, Güzide Duran, Tuğçe Kazaz, Şenay Akay, Ayşe Hatun Önal gibi isimler geliyor. Bunlardan biri mi?

Evet ama kim olduğunu asla söylemem. Sorma artık Suna lütfen. Benim için o hem anne gibi, hem kız kardeş gibiydi. Hasta olduğumda üzerimi örter, terledim mi diye bakar, yanımızdan ayrılmazdı.



-Hiç pişmanlık duydunuz mu bu ilişkiden?

Hayır hiç! O ancak erkeklerde oluyor! Yatarsın ertesi sabah pişman olursun. Ben bekaretimi kaybetmedim ki pişman olayım! 6 ay sürdü ilişkimiz. 2 senedir görmüyorum. Hayatımdan gittiğinde içim sızladı.



-Bu röportajı okuduktan sonra ne yapar?

Beni arayacağını tahmin ediyorum.
VATAN
 
TUĞÇE  KAZAZ

GÜZİDE DURAN


ŞENAY AKAY


DENİZ AKKAYA

EBRU ŞANÇI

AYŞE HATUN ÖNAL

7/7/2007

DİKKAT : Bilgisayar faresinin insana verdiği zararlar

Şu an öyle bir musibet tutuyorsunuz ki size sağladığı yararların yanı sıra sağlığınızı içten içe kemiriyor ama farkındabile değilsiniz. İşte bir bilgisayar faresinin insana verdiği zararlar

Bakın şu farenin yaptıklarına

Teknolojideki ilerlemelerin hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını anlatmaya sanırım hiç gerek yok. Başta mikrodalga fırınlar, cep telefonları, bilgisayarlar, yazıcılar, DVD’ler... olmak üzere pek çok alet hayatımızın ‘olmazsa olmaz’ları olup çıkıverdiler. Bilgisayar ve internet olmadan yaşaması mümkün olmayan bir toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Ancak, hayatımızı inanılmaz ölçüde değiştiren teknolojinin ödememiz gereken bir faturası da var; atalarımız Her nimetin bir külfeti var sözünü boşuna söylememişler.

Fare-klavye hastalığı

Bugün, tıpta ‘Tekrarlayıcı zorlamalara bağlı hasar’ adıyla bilinen ve uzun süre bilgisayar kullananlarda ortaya çıkan bir hastalıktan bahsetmek istiyorum. Buna kısaca, ‘Fare-klavye hastalığı’ da diyebiliriz, çünkü hastalık bilgisayar klavye ve faresi kullananlarda aynı hareketlerin sürekli olarak tekrarlanmasına bağlı olarak el ve kollardaki sinir, tendon, kas ve diğer yumuşak dokularda meydana gelen zedelenmeler bağlı olarak ortaya çıkıyor. Sürekli tekrarlanan hareketlerin dokulardaki kan akımını bozabileceğini veya kaslardaki ağrı sensörlerinin aşırı hassaslaşmasına yol açabileceğini düşünenler de var.

Belirtiler öyle hemen değil, aylar hatta yıllar içinde gelişiyor. Başlangıçta parmaklarda, bilekte, kol ve dirsekte fazla rahatsız edici olmayan gerginlik, katılık, ağrı... hissediliyor; ama hastalığın ilerlemesi ile hem bu şikayetlerin şiddeti artıyor, hem de el ve parmaklarda uyuşukluk, karıncalanma, soğukluk gibi nörolojik belirtiler de ortaya çıkıyor. Ellerde koordinasyon bozukluğu ve güç kaybına bağlı olarak hareket kısıtlanması ve uygunsuz hareketler görülebiliyor. Birçok hastada geceleri artan ağrılar da oluyor.

İstatistiklere göre, gün boyu bilgisayar kullanan sekreterler, memurlar, gazeteciler, borsacılar daha büyük risk altında. Hastalığın bu mesleklerde yüzde 40’a varan oranlarda görülebileceği ileri sürülüyor. Sabahtan akşama, akşamdan gece yarılarına kadar oyun oynayan gençleri de unutmamak lazım.

Nelere dikkat etmeli?

Klavye-fare hastalığını önlemek için bilgisayar kullanan herkesin titizlikle uyması gereken bazı kurallar var. Gereksiz bilgisayar kullanımından vazgeçmek, mesela oyun oynamamak.

Bilgisayar karşısında doğru oturmak. Masanın çok yüksek veya alçak olmamasına dikkat edilmeli. Bilgisayar kullanırken dik oturulmalı, ekrana veya klavyeye doğru eğilmemeli.

Klavyenin size bakan kenarının bir destekle birkaç santim yükseltilmeli. Uzun süre bilgisayar kullananlar, parçalı klavyeler ve bilek destekleri gibi ergonomik gereçlerden yararlanmalı.

İdeal kullanımın bile uzun zaman aynı şekilde sürdürülmesi de unutulmamalı ve arada gevşeme egzersizleri yapılmalı ve pozisyon değiştirilmeli.

Bilgisayarı kullanırken bilekler yanlara veya aşağı yukarı bükülmemeli, kullanıma ara verince el yanlara sarkıtılarak veya diz üzerinde dinlendirilmeli.

Büyük yazı karakterleri tercih edilmeli, ekranı görmek için öne doğru eğilmek zorunda kalınmamalı. Tuşlara döver gibi değil, yumuşak dokunmalı, fareyi sıkı değil hafif kavramalı.

Çift tuş fonksiyonlarında parmakları geren hareketlerden kaçınmalı, iki eli kullanmalı; omuzda telefon ahizesi ile bilgisayar kullanmamalı.

Tedavi de gerekebilir

Bu tedbirlerle rahatlamayanlarda bilgisayar kullanımının belirli bir süre tamamen yasaklanması, ağrı kesici ve romatizma ilaçları ile yoga, gevşeme egzersizleri gibi fizyoterapi yöntemlerine başvurulması da gerekebiliyor.

(Star)

11/5/2007

Türkiye Eurovision'da finale kaldı


Kenan Doğulu Finlandiya’da düzenlenen yarışmada finale kalma başarısını gösterdi.

Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de düzenlenen 52. Eurovision Şarkı Yarışması'nın yarı finalinde Türkiye'yi ''Shake It Up Şekerim'' adlı parçasıyla temsil eden Kenan Doğulu, finalde yarışma hakkı kazandı.

Türkiye'nin de katıldığı yarı finalde ilk 10'a girenler, 12 Mayıs Cumartesi günü yapılacak finalde yarışacak 24 ülkenin arasında yer alacak. Türkiye'yi temsil eden Kenan Doğulu, cumartesi günü 22. sırada sahneye çıkacak.

Telefon aracılığıyla kullanılan oylar sonucu yarı final sıralaması ve finale kalan 10 ülke şöyle belirlendi:

1-Belarus, 2-Makedonya, 3-Slovenya, 4-Macaristan, 5-Gürcistan, 6-Letonya, 7-Sırbistan, 8-Bulgaristan, 9-Türkiye, 10-Moldova.

KENAN DOĞULU: ''FİNAL DAHA İYİ OLACAK''

Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de dün gece yapılan 52. Eurovision şarkı yarışması yarı finalinde Türkiye'yi finaldeki 24 ülke arasına sokan Kenan Doğulu, ''Finalde daha da iyi olacağız'' dedi.

Finale kalan 10 ülke, yani Belarus, Makedonya, Slovenya, Macaristan, Gürcistan, Letonya, Sırbistan, Bulgaristan, Moldova ve Türkiye'nin kazanan şarkıcıları ve sahne ekipleri geceyarısından sonra basın toplantısı düzenlediler.

''Shake it Up Şekerim''le yarışmaya katılan Kenan Doğulu, çok mutlu olduğunu söylerken, gecenin ''unutamayacağı gece olduğunu'' belirtti.

Şarkının finale kalacağına her zaman inandığını söyleyen Doğulu, herkese çok teşekkür etti ve finalde daha da verimli olacağını, daha iyi sonuçla Eurovision'da kazanacağını söyledi.



Google

Blogcu ile yapıldı