MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


DEDE TORUN BLOGU

Blogumuzda kuşak farkıyla neleri nasıl görmüş nasıl yorumladığımızı izleyebilirsiniz.Konular:Aktüalite,Türkiye,Dünya,Haberler,siyaset,Müzik,eğlence,sinema,tiyatro,Teknik,Teknoloji,Fotolar,Video,Bilgisayar,Eğitim, kısacası hayatın içinden farklı bir bakış..


SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN




« Önceki | Sonraki »

12/8/2008

İş Bankası’nın kárı 1.1 milyar YTL’yi aştı

İş Bankası, ikinci üç aylık dönemde 598 milyon YTL’lik net kár elde ederken, ilk yarı yılı 1 milyar 153 milyon YTL ile kapattığını açıkladı.

Böylece bankanın kárı yüzde 51 arttı. Bu dönemde bankanın kredi hacmi yüzde 24 artarak 42 milyar 152 milyon YTL’ye, kredilerin aktifler içerisindeki payı da yüzde 48’e ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 42’ydi. Bireysel kredilerindeki artış yüzde 15 seviyesinde gerçekleşirken, ticari ve kurumsal kredilerdeki gelişim oranı toplam yüzde 29 oldu. Bu arada kredi büyümesinin sektör büyümesinin üzerinde olduğu belirtilirken, 2007 sonunda yüzde 4.2 seviyesinde olan sorunlu kredilerin toplam kredilere oranınının da yüzde 3.7 seviyesine çekildiğine dikkat çekildi.

Mevduatta lider

TL mevduatın yüzde 15, toplam mevduatın ise yüzde 53 oranında arttığı banka, şu açıklamayı yaptı: "53 milyar 795 milyon YTL’ye ulaşan mevduat hacmi, İş Bankası’nın güçlü kredi büyümesinin finanse edilmesine en önemli katkıyı sağladı. İş Bankası, ulaştığı mevduat büyüklüğü ile özel bankalar arasındaki lider konumunu sürdürdü. İş Bankası bu sonuçlar ile kredilerde sistemden aldığı payı yükseltirken, toplam mevduat içerisindekiuygun maliyetli ve yaygın nitelikli mevduatın ağırlığını da arttırmayı başardı."

Faiz gelirleri arttı

Kredilerden aldığı faizleri 2007’nin aynı dönemine göre yüzde 22 artıran banka, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yılın ikinci çeyreğinde yükselme eğilimine giren faizlerin fonlama maliyetleri üzerinde oluşturduğu baskıya karşın, kullanılan kaynakların maliyetindeki artış sınırlı tutuldu. Bu performans, net faiz gelirlerinin yüzde 34 gibi yüksek bir oranda artarak 1 milyar 819 milyon YTL’ye ulaşmasına katkı sağladı. Komisyonlu işlemlerde performansını koruyan banka, yüzde 17’lik büyüme oranı ile 603 milyon YTL’lik net komisyon geliri elde etti. Bankanın verimlilik rasyosu ise 38.8 gibi çok olumlu bir düzeyde gerçekleşti."
hürriyet

12/8/2008

İmar değişti, AKP’li Dişli ve ortağı 3.5 milyon dolar kazandı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin imzaladığı bir protokol, Silivri’deki bir arazinin imar değişikliğiyle 1.5 yılda kendisi ve ortaklarına 3.5 milyon dolar kazandırdığını ortaya koydu.

 Dişli’nin ortağı olduğu şirketin aldığı arazi, imar değişikliği sonrasında Tesco Kipa’ya 8.6 milyon dolara satıldı. İmzalanan protokole, Dişli’ye de 1 milyon dolar ödenmesi maddesi kondu.

AKP Genel Başkanı Yardımcısı Şaban Dişli ile ortaklarına bir buçuk yıllık bir sürede yaklaşık 3.5 milyon dolar kazandıran imar değişikliğinin belgeleri ortaya çıktı. Dişli ile ortaklarının imzaladığı 31 Ağustos 2006 tarihli protokolde, Silivri’deki üç parsel arazinin 2.2 milyon dolarının banka kredisi, bir kısmının da öz kaynakla karşılanarak "tüm ticari taramalar ve imar değişiklikleri sonrasında" 8.6 milyon dolara satılması ve teminat olarak kendi parasını gösteren Dişli’ye 1 milyon dolar ödeneceği hükme bağlandı. Protokol ile, imar değişikliği yapılacağı bir yıl öncesinde belgelenen Silivri arazisi üzerinde gerçekten de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2 Nisan 2007, Silivri Belediyesi’nin de 11 Mayıs 2007 tarihli kararlarıyla değişiklik yapılarak arsa Tesco Kipa’ya satıldı.

Kipa Tesco’ya satıldı

Dişli ile ortakları, Türkiye’ye, İzmir kökenli perakende zinciri Kipa’yı satın alarak giren dünya devi Tesco’ya yapılan bu satışla 3.5 milyon dolar kazandı. Geçen hafta Kurtköy’de mağaza açan Tesco, yıl sonuna dek açmayı planladığı Silivri’deki mağazanın kurulacağı 19 dönümlük arazi için, Akademi Ofset Matbaacılık’a 17.5 milyon YTL ödediği haberleri basında daha önce yer almıştı. AKP’li Dişli’ye, Silivri’deki arsanın 8.6 milyon dolara satıldıktan sonra 1 milyon dolar ödeneceğini hükme bağlayan sözkonusu protokolde de Akademi Ofset adına Mehmet Karasu’nun imzası bulunuyor. Aziz Sezginer ile Mehmet Solak’ın "birinci ve ikinci şahit" sıfatıyla imzalarının bulunduğu protokol metni şöyle:

Kredi Denizbank’tan

"Silivri İlçesi, 79 Ada, 6,7,8 no’lu parsellerin kısmen özkaynak, kısmen de (2 milyon 200 bin dolar) Denizbank kredisi ile alınıp (Akademi Ofset A.Ş’nin üzerine) tüm ticari taramalar ve imar değişiklikleri sonrasında gerçekleşeecek satışından (8 milyon 600 bin dolar) Şaban Dişli’nin şahsına veya işaret edeceği özel veya tüzel kişiliğe, sözkonusu banka kredisinden kaynaklı faiz, harç ve bunun gibi tüm masraflar içinden düşülmek ve hesaplanmak kaydıyla, brüt 1 milyon dolar ödenmesi, peşinen kabul edilmiştir."

CHP: İş takipçiliği yaptı 1 milyon dolar komisyon aldı

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Şaban Dişli’nin Silivri ilçesinde E5 ana karayolunun kenarındaki parselle ilgili "iş takibi" protokolü yaptıktan sonra arsanın değerini artırarak rant sağladığını öne sürdü. "Bu belge para karşılığı iş takipçiliğinin sıradanlaştığının, olağan hale getirildiğinin tipik bir örneğidir" diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Sözleşme 31 Ağustos 2006 tarihlidir. Arsa düşük yoğunluklu imarlı olarak satın alındıktan sonra, önce 2 Nisan 2007’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde imar planı değiştirilerek gereği için Silivri Belediyesi’ne gönderilmiştir. Yapılan değişiklikle otopark alanı emsale dahil olmaktan çıkarılmış, ticaret alanlarında ise yapı boyutları tümüyle serbest bırakılmıştır. Bu değişiklik 11 Mayıs 2007’de Silivri Belediye Meclisi toplantısında CHP’li üyelerin ret oyuna karşılık, AKP’lilerin oylarıyla aynen kabul edilmiştir. Bu değişiklik, arsa sahiplerine olağanüstü rant sağlamıştır."

İbret belgesidir

Kılıçdaroğlu, Şaban Dişli’nin protokole bağlanan 1 milyon doları alıp almadığını tekrar sorarak, şunları dile getirdi: "Dişli, imar durumunu değiştirmek karşılığı 1 milyon dolar iş takibi ücreti talep etmiş ve bu talebi ilgili şirket tarafından yazılı bir protokole bağlanmıştır. Şimdi soruyorum, bu rantı karşılığı olarak Şaban Dişli, 1 milyon dolar aldı mı? Düne kadar fakir fukara, garip gurebadan söz eden AKP yönetimi ve Sayın Başbakan bu iş takipçiliği karşısında merak ediyorum ne yapacak? Sayın Dişli, para karşılığında iş takibi yapacağına ilişkin bir belgeyi şahitler huzurunda imzalamaktan kaçınmamaktadır. Bu iş takibinin artık AKP döneminde meşrulaştığının bir ibret belgesidir. İş takibi belgelerinin altına genel başkan yardımcıları imza atmakta, sanki bir banka muamelesi yapılır gibi iş takibi işlemi yapılmaktadır. Dişli, AKP’nin ekonomi işleri ile ilgili MYK üyesidir. Bu belge Dişli’nin ekonomiden, kendi ekonomisini anladığını göstermektedir. Temiz eller temiz politikacılar sayesinde hayata geçirilir. Bu belgenin altına imza atanların elleri temiz olamaz, bunları partilerinde himaye edenlerin de elleri ve vicdanları temiz olamaz."

Dişli: O 1 milyon doları dışardaki hesabımdan teminat diye getirmiştim

AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, sözkonusu protokolde kendisine ödeneceği belirtilen 1 milyon doların, kendisinin bu arsa satışı için, "teminat" niteliğinde koyduğu ve yurt dışındaki mevduat hesabından getirdiği, 1 milyon doların karşılığı olduğunu söyledi. Dişli, bu arsa satışından kendisi ve ortaklarına yaklaşık 3.5 milyon dolar kaldığını ifade etti. Dişli Hürriyet’e, protokole konu olan parsellerin, ortağı bulunduğu Akademi Ofset’in Silivri’deki arazisine "komşu" ve diğer ortaklar Aziz Sezginer ile Mehmet Solak’a ait olduğunu kaydetti. Bu arsa için banka ile üçlü toplantı yaptıklarını ve tapu henüz elde olmadığı için ipotek konulamadığını, 1 milyon dolarlık mevduatını da bu nedenle getirdiğini belirten Dişli, "Protokolde imzası bulunan herkes, birlikte iş yaptığım kişiler" dedi. Dişli, şunları söyledi:

Ben de zekiyim

"En az onun kadar benim de zekam var. Herhalde iş takipçiliği yapsam böyle bir belgeye imza atmam. Özel bankadan kredi alınıp finanse edilmiş bir iş. Kendi paramı teminat olarak yatırmışım. Ondan sonra alınan bedel belli, satılacak rakam belli ve bu ticaretten çıkacak rakam belli. Vergisi, KDV’si ödenmiş, normal bir ticaret. Aynı kişiyle 1997’de Aleksta şirketini kurmuştuk. Orada yüzde 33 ortaklığımız vardı. Akademi’de daha düşük ortaklığım var. Başka şirketlerimiz de var. Sonra siyasete geçince bu ortaklıklarımı azalttım. Oradaki para yurt dışından getirdiğim mevduatım. Meclis’e yaptığım bildirimlerde bu kaynak da görülür, ortaklığım da görülür. Bunlar ne ekonomiye duyarlı, ne siyasi ahlaka duyarlı."

İmar değişikliği

Dişli’ye 1 milyon dolar ödenmesini öngören sözkonusu protokolde, henüz imar değişikliği yapılmamış bir arsanın bir yıl sonra 8.6 milyon dolara satılacağının belli olması dikkat çekiyor.,,hürriyet

12/8/2008

Görsellik’ için 2 bin otobüs şoförüne bıyık yasağı geldi

Alper YOLDAŞ
’Görsellik’ için 2 bin otobüs şoförüne bıyık yasağı geldi
Ulusoy’un 15 yıl, Varan’ın 10 yıl önce devreye aldığı "otobüs şoförüne bıyık yasak" uygulaması, 800 otobüsle hizmet veren Metro Turizm’de de başladı.

Metro Turizm, bünyesindeki 2 bin şoföre, ’bıyık yasak’ dedi. Metro’yla bu uygulamanın canlanması, akıllara Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un, "Sakallı-bıyıklıyı işe almam" sözlerine Başbakan Erdoğan’ın gösterdiği tepkiyi getirdi.

ŞEHİRLERARASI yolcu taşımacılığı yapan firmalar arasındaki rekabet otobüs şoförlerinin bıyığını yeniden gündeme getirdi. Metro Turizm, 800 otobüste görev yapan yaklaşık 2 bin şoför için ’bıyık yasağı’ getirerek, sektörde Varan ve Ulusoy’dan sonra bu uygulamayı yapan üçüncü firma oldu. Otobüs şoförlerine uygulanan bu yasak, akıllara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç arasında yaşanan ’sakal ve bıyık’ polemiğini getirdi. Rahmi Koç’un, "bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmam" sözlerini Başbakan Erdoğan "ilkel ve ayrımcı" olarak nitelendirmişti.

Görsellik için yasak

Metro Turizm Genel Müdürü Sinan Solok, görselliğe yönelik olarak bıyık yasağı uygulamasını başlattıklarını belirterek, "Müşterilerimizden bıyık konusunda bir talep gelmedi. Ancak hizmet sektöründe faaliyet gösteriyoruz. İşimizde iyi olmak ve rekabetin yoğun olduğu ortamda farklılıkk yaratmaya çalışıyoruz" dedi. Otobüs şoförlerinin sürekli müşterilerle iç içe olan kişiler olduğunu söyleyen Solok, "İnsanlara en iyi ve kaliteli hizmeti sağlıklı olarak vermek istiyoruz. 2-3 ay önce otobüs şoförleri için bıyık yasağı getirdik ve bugüne kadar onlara süre tanıdık. Böylece, daha önce otobüste görev yapan hostlarımız için geçerli olan bıyık yasağına da şoförlerimize de dahil etmiş olduk" diye konuştu.

Askerde kesmiyor musunuz

Solok, çalışma hayatında kılık kıyafet, saç ve sakalın düzgün olmasının çok önemli olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: "800 araçlık bir filomuz ve 2 bine yakına şoförümüzle birlikte 7 bin çalışana sahip bir şirketiz. Buna bir standart getirmek zorundaydık. Çalışanlardan genel olarak olumsuz bir büyük tepki görmedik. Birkaç şoför bıyığına kesmek yerine görevinden ayrılmayı tercih etti. Askere gittiğimizde, saçınız, sakalınız ve bıyığınızı kesmiyor musunuz? Çoğunluğun oldu yerde belli bir disiplin gerekiyor. Bizim ki de böyle bir uygulama."

Hacıya da sakal yasak

Şirket kurallarının bütün çalışanlar için geçerli olduğunu vurgulayan Solok, "Sakal ve bıyık yasağı, ’hacı olan çalışanlarımızı kapsamıyor’ diye birşey söz konusu olamaz. Ancak bıyık yasağı idari çalışanlarımız için geçerli değil. Bu yasak doğrudan müşterilerimizle temas halinde olan terminal ve otobüslerde görev yapan çalışanlarımız için geçerli" diye konuştu.

Bıyık, kamyon ile otobüs şoförünü ayırıyor

TÜRKİYE Otobüsçüler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı ve Ulusoy Turizm Genel Müdürü Mustafa Yıldırım ise, bıyık bırakmanın kamyon ile otobüs şoförünü ayıran bir özellik olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Ulusoy Turizm olarak Yılmaz Ulusoy’un isteğiyle 15 yıldır şoförlerimiz için bıyık yasağı uyguluyoruz. Sektörde bu uygulamayı başlatan ilk şirketiz. Hizmet sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bıyıksız çalışanlarımız daha çağdaş ve modern bir görünüm sergiliyor. Turizm ülkesi olarak bu tip uygulamalara önem vermeliyiz. Bazıları bıyık bırakmayı erkeklik göstergesi kabul edebilir. Ancak bizim için bıyık kamyon ile otobüs şoförünü ayıran önemli bir özeliktir."

Varan: 200 kaptan şoförümüz bıyıksız

VARAN Turizm Genel Müdür Yardımcısı Bertan Söğüt, 10 yılı aşkın süredir otobüs şoförleri için sakalı ve bıyık yasağı uyguladıklarına işaret ederek, "Terminal ve otobüs içinde çalışan ve müşterilerimizle doğrudan temas içinde olan bütün çalışanlarımız için bu yasak geçerli. 200 civarındaki otobüs kaptanımızın bıyığı veya sakalı bulunmuyor" diye konuştu

12/8/2008

FT: OPEC ülkeleri petrolde 1.2 trilyon dolarla rekor kıracak

 
FT: OPEC ülkeleri petrolde 1.2 trilyon dolarla rekor kıracak
Financial Times (FT) gazetesi, OPEC üyesi ülkelerin bu yılın ilk yarısındaki gelirlerinin, geçen yılın tümüne yaklaştığına dikkat çekerek yüksek gelirlerin, harcamalarda büyük bir artışa neden olduğunu vurguladı.

Gazete, "Mevcut tempo ile OPEC ülkeleri bu yıl yeni bir rekor olan 1.24 trilyon dolarlık gelir elde edecek" diye yazdı.

YÜKSEK petrol fiyatları sayesinde üretici ülkelerin gelirleri bu yıl yeni rekorlar kıracak. Financial Times (FT) gazetesi, OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerinin bu yılın ilk yarısında adeta geçen yılın tümü kadar para kazandığını, yüksek gelirin bu ülkelerin harcamalarında büyük bir artışa neden olduğunu belirtti. Gazete, "Mevcut tempo ile OPEC ülkeleri bu yıl yeni bir rekor olan 1.24 trilyon dolarlık gelir elde edecek" diye yazdı. Financial Times, "Petrol fiyatları yükselirken OPEC gelirleri rekor düzeyine çıktı" başlıklı haberinde "OPEC ülkeleri, rekor petrol fiyatları ve rekor üretimin sayesinde bu yılın ilk yarısında geçen yılın tümü kadar para kazanarak harcamalarında büyük bir artışa neden oldu" değerlendirmesini yaptı.

6 ayda yıllık gelir

ABD Enerji Bakanlığı’na dayanarak Suudi Arabistan’ın liderliğindeki OPEC üyelerinin bu yılın ilk yarısında 645 milyar dolarlık gelir elde ettiğini, bunun geçen yılın tümünde sağlanan rekor 671 milyar dolara çok yaklaştığını belirten gazete, "Mevcut tempo ile Opec ülkeleri, bu yıl yeni bir rekor olan 1.24 trilyon dolarlık gelir elde edecek" diye yazdı. Financial Times, petrol fiyatlarında son günlerde meydana gelen yüzde 20’lik düşüşün, üretim artışı ile telafi edileceği için gelirleri pek etkilemeyeceğini de kaydetti.

İthalat yüzde 40 arttı

Gazete, OPEC ülkelerinin ithalatının geçen yıla göre yüzde 40’a kadar arttığına işaret etti. Gazeteye konuşan Deutsche Bankası yetkilisi Binky Chadha da, petrol ihraç eden ülkelerin artan ithal harcamalarının en çok Asya’daki yükselen piyasaların yararlandığını söylerken de bu ülkelerin, petrol fiyatları artışını, petrol üreten ülkelere yaptıkları ihracattaki büyüme ile telafi ettiklerine dikkat çekti. Financial Times de, Çin’in, 1999 yılında yüzde 4 olan, petrol ihraç eden ülkelerin harcamalarındaki payının yüzde 11’e çıktığına işaret ederken ABD’nin payının ise aynı süre içerisinde yüzde 12’den yüzde 7.5’e gerilediğini kaydetti.

OPEC’den üyelerine ’üretimde kotalara sadık kalın’ uyarısı

PETROL İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Başkanı Şekip Halil, üye ülkelerin, örgüt tarafından belirlenen üretim miktarlarına bağlı kalması gerektiğini söyledi. Halil, İran Petrol Bakanlığı’nın haber ajansı Shana’da yer alan açıklamasında, Irak ve OPEC’e yeni katılan üyeler dışında, diğer üyelerin daha önce kararlaştırılan kota çerçevesinde üretim yapması gerektiğini ifade etti. OPEC’in üretim hedefi şemsiyesine dahil olan 12 ülkenin günlük 30.20 milyon varil petrol pompalaması gerekirken, üye ülkeler toplamda gayri resmi hedefin günlük 500 bin varil üzerinde kalıyorlar.

Gürcistan korkusu ile petrol, 116 doları gördü

GÜRCİSTAN ve Rusya arasındaki çatışmanın Hazar bölgesindeki petrol ihracatını olumsuz etkileyebileceği kaygıları ile petrol fiyatı 1 dolardan fazla artarak 116 doların üzerine çıktı. ABD ham petrolünün varil fiyatı eylül ayı teslimi 1.46 dolar artarak 116.66 dolara, Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 1.45 dolar artışla 114.78 dolara yükseldi. Commenwealth Bank yetkilisi David Moore, "Petrolün yükselmesinde ana etken Gürcistan’daki askeri çatışma" dedi. Uzmanlar, diğer para birimleri karşısında son altı aydaki en yüksek seviyesine ulaşan ABD dolarındaki artışın petrol fiyatının daha fazla artmasını engellediğini vurguladılar.

12/8/2008

Olimpiyat meşalesini yaktı, serveti 30 milyon dolar arttı

pekin Olimpiyatları’nın açılış töreninde meşaleyi yakan eski Çinli jimnastikçi ve işadamı Li Ning, şirketinin hisseleri, hızlı değer kazanınca servetini 30 milyon dolar artırdı.

Geçen cuma günkü açılış töreninde muhteşem bir gösteriyle meşaleyi yakarak, artık bütün dünyanın tanıdığı bir isim haline gelen 44 yaşındaki Li Ning’in spor giyim firması Li Ning Co. Ltd şirketinin küresel çapta tanınacağı umuduyla, yatırımcılar, şirketin hisselerini kapıştılar.

Hisseleri yüzde 5 arttı

Her ne kadar Li Ning’in firmasının satışlarının artması zor gibi gözükse bile, firmasının hisseleri dün Hong Kong borsasında yüzde 5 değer kazanarak hisse başına 18.50 dolara çıktı. Böylece 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda 6 madalya kazanan Li Ning’in şirketinin hisseleri 30 milyon dolar değer kazandı. 2018 yılına kadar dünyanın en büyük beş spor markasından biri olmayı hedefleyen Li Ning firması, olimpiyatlara katılan Çin, İspanya ve İsveç takımlarının spor giyimlerini sağlıyor.

Nike’ın logosuna benziyor

Şirketin logosu Nike firmasının logosuna benzese bile, firma logonun Li Ning’in adının baş harfini ve onun jimnastikteki dinamizmini temsil ettiğini savunuyor. Li Ning’in sloganı "anything is possible" ise Adidas firmasının "impossible is nothing" sloganını çağrıştırıyor. Li Ning’in şirketi, Çin spor giyim piyasasında yüzde 10.5 paya sahip.

11/8/2008

Tekstilciden sonra bu kez turizmci yurtdışına kaçıyor

Kur ve maliyet baskısı yüzünden yatırımlarını yurtdışına yönlendiren tekstilcilerden sonra, turizmciler de rotayı dışarıya çevirdi

Nihal YUVACAN




Son aylarda kur ve enflasyon baskısının yanı sıra elektrik ve gıda fiyatlarında yaşanan hızlı artışlar, turizm sektöründeki yeni yatırımları yurtdışına taşımaya başladı. Antalya’nın Kemer, Göynük ve Lara bölgelerinde 5 oteli bulunan Fame Otel Zinciri, yeni otel yatırımlarını bu alanda teşviklerin yoğun olarak verildiği Mısır’a yapma kararı aldı.

100 gıda kaleminde bu yıl yüzde 35 fiyat artışı gördüklerini belirten Grubun Genel Koordinatörü Erkut Kara, “Kârlılıklar yüzde 30-40’lardan 20’lere düştü. Gelirleri zor artırıyoruz. Elektriğe gelen zamlar da son darbe oldu. Alabileceğimiz tek önlem klimaları sabah bir saat geç açıp, akşamları 1 saat erken kapatmak” dedi.

Bu koşullar nedeniyle Pegas ve Tes Turizm’in yanı sıra Papillion ve Delphin Otel gruplarının da turistik yatırımlara cazip teşvikler sunan Mısır’la ilgilendiğinin altını çizen Kara, şöyle devam etti:

Mısır’da vergi teşviği

“Biz de Fame Otel zinciri olarak Mısırlı iki aileyle ortak 400 odalı 5 yıldızlı bir resort otel kurmak için görüşüyoruz. Mısır’da 3 yıl boyunca vergi yok ve personel maliyeti Türkiye’de 400 dolarken orada 50 dolar. Yatırımın yüzde 51’ine Mısırlı bir ortak bulduğunuzda arsa da bedelsiz.” Mısır’daki yatırımı tamamladıktan sonra Prag, Budapeşte ve Kiev’de yatırım hedeflediklerini belirten Kara, Orta Avrupa, Polonya ile Kiev’in Türk firmaları için cazip şartlar sunduğunu kaydetti.

130 milyon $’lık yatırım

Yeni otel yatırımlarına 2012’ye kadar 130 milyon dolar yatıracaklarını açıklayan Kara, yurtdışı yatırımların yanı sıra Ege’de sağlık oteli veya İstanbul Anadolu yakasında 4 yıldızlı bir şehir oteli kurmayı planladıklarını kaydetti. Fame Otelleri’nin temelinin Almanya’da işçi olarak çalışan Fatma ve Mehmet adlı bir çiftin açtıkları otele kendi isimlerini vermesine dayandığını ifade eden Kara, “Otel, 1988’de Antalyalı Aydın ve Mersinli Okutan Aileleri tarafından satın alındı. Grubun otel sayısı, 2006’da 100 milyon dolar yatırımla tamamlanan Lara Fame ile birlikte 5’e, yatak sayısı 2 bin 500’e çıktı. Fame zinciri altında Kemer ve Göynük’te biri 5, ikisi 4, biri 3 yıldızlı olmak üzere 4 otel daha bulunuyor” dedi.

‘2 poundluk oteli kapatın daha iyi’

SektörÜN destek almaması halinde turizmcilerin 5-10 yıl sonra amortisman için para bulayamayacaklarını belirten Erkut Kara, “Bakanlığa 3 ay boyunca sigorta vergisi alınmaması konusunda istekte bulunduk ancak henüz bir sonuç alamadık. Devlet müteahhitlere fiyat farkı kararnamesi adı altında teşvik veriyor. Biz de kış operasyonu için istihdamın korunması amacıyla geçici bir önlem istiyoruz. Böylece en az 50 bin çalışan sektörde kalacak” dedi. TUI’nin sınırlı tur paketlerinde bir hafta Marmaris İçmeler’de günlüğü 2 pounda tatillerin yer almasını eleştiren Kara, “O otelleri kapatın daha iyi. Şu anda günlük kişi başı ortalama 3 euro içecek, 6 euro büfe, 3 euro personel olmak üzere sadece üç kalemden 12 euroluk bir maliyet var zaten” değerlendirmesini yaptı.

Rus yatırımcıların Antalya’ya ilgisi artıyor

Rus pazarı ilk defa bu yıl Antalya’da 1 Ocak-1 Ağustos arasında geçen yıla göre yüzde 26 arttı ve 1.267 bine ulaşarak zirveyi sayısı 1.216 binde kalan Almanlardan kaptı. Erkut Kara, 23-24 Eylül tarihlerinde Moskova’da kış fuarı düzenleneceğini, burada TUROFED ve AKTOP işbirliğiyle 40 otelci ile Türkiye ile çalışan 1.200 tur operatörlerinin katılımıyla Antalya’nın tanıtımına yönelik Antalya In Moscow gecesi düzenleneceğini hatırlattı. Türkiye’ye gelen Rus turist sayısının 3-4 milyona çıkabileceğini kaydeden Kara, Rus yatırımcıların da hem Türk tur operatörleriyle, hem otellerle ilgilendiğini kaydederek şöyle devam etti: “Şu anda TUI gibi Thomas Cook da Türkiye’den bir tur operatörüyle görüşüyor. Azeri asıllı Rus işadamı Telman İsmailov, Antalya Aksu’da Mardan İstanbul Palace otelini hayata geçirmiş, Justuniano Hotels zincirinin 6 oteli de İntourist adlı bir Rus tur operatörüne kiralanmıştı.”

Rus ve Hollandalılar’ın en sevdiği oteller arasında

Fame Otelleri, Hollanda’nın yanı sıra bu yıl Rusya’da yapılan bir ankete göre Ruslar’ın dünyada en beğendiği 100 otel arasında yer alıyor. Grubun tüm otellerinde müşterilerin yüzde 60’ını Ruslar oluşturuyor. 442 odalı, 1.100 yataklı olan ve yüzde 100 dolulukla çalışan Fame Lara Residence bu yıl 26 milyon dolar ciro hedefliyor.

11/8/2008

Kolay’ bankacılık yapacağız dakikalarla hizmet sunacağız

Güler Sabancı’dan ING Bank reklamı için tebrik almışlar

Oyakbank’ın logosunu değiştirerek dönüşüm operasyonunu sürdüren ING Bank’ın Bireysel Bankacılıktan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Eli Leenaars, kolay ulaşılan bir banka olmak istediklerini belirtti ve “Türkiye’deki pazar payımızı yüzde 3’lerden alıp iki katına çıkarmak gibi bir hedefi 2012 için koyduk. Belki daha da iyisini yapabiliriz” dedi

Temmuz ayı başında, Oyakbank’ın adını değiştirerek faaliyetlerine devam eden Hollandalı ING Group’un Bireysel Bankacılıktan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Eli Leenaars, Türkiye’de başarılı bir rekabet yürütebilmek için hızlı ve agresif büyüyeceklerini söyledi.
Bunun için Türkiye’de fırsat çıkarsa yeni bir satın alma işleminde de bulanabileceklerini söyleyen Leenaars, “Uzun vadeli yatırımcıyız. Türkiye’nin büyüme potansiyeline inanıyoruz. Biz her zaman herşeyi gözönünde tutarız. İşadamı olarak buradayız. Ama şu an kaliteli bir duruşumuz var. Öte yandan yüzde 3 olan pazar payımızla yetinmek istemiyoruz. Pazar payımızı büyütmek için organik büyümeyi düşünüyoruz” dedi.
Türkiye’deki yüzde 3 piyasa payından memnun olmadıklarını yineleyen Leenaars, “Türkiye’ye gelmeden önce ev ödemizi çok iyi yaptık. Pazarı iyi araştırdık, fırsat çıktığında da Oyakbank’ı satın aldık. Çünkü Türkiye ekonomisinin uzun vadeli potansiyeline güveniyoruz. Bundan etkilendiğimiz ve uzun vadeli bir yatırımcı olduğumuz için Türkiye’ye geldik. Türk bankacılık sisteminin bir parçası olmak istiyoruz” diye konuştu.

Kolay ulaşılan banka

Eli Leenaars, ING Bank Yönetim Kurulu Başkanı John T. Mc. Carthy ve ING Genel Müdürü Hakan Eminsoy’un da katıldığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
ING Group’un gittiği her ülkede, o ülkenin pazar özelliklerini göz önünde tutarak faaliyette bulunduğunu vurgulayan Eli Leenaars, tüm dünyada müşterilerin ortak taleplerinin bankalarının vaatlerini yerine getirmesi, finansal hizmetlerin daha kolay sunulması ve adil olmaları beklemek olduğunu söyledi.
Türk bankacılık sisteminde ING Bank’ın farkının kolay ve kaliteli hizmet olacağını belirten Leenaars, bunun mutlaka daha fazla para anlamına gelmediğini belirtti.
ING Bank’ın Türkiye’de ’kolay ulaşılan banka’ olarak anılmasını hedeflediklerini söyleyen Leenaars, “İnsanların alacakları hizmetin süresini dadikalar üzerinden düşünmesini istiyoruz” diye konuştu.
Bunun için bankada çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Leenaars, internet bankacılığına önem verdiklerini belirterek şunları söyledi:
“Hizmet anlayışımızı merkezi sistemden uzak tutacak şekilde organize ediyoruz. Kararlar gerekirse şube düzeyinde alınacak. Ancak bu sistemin tamamen merkezden kopacağı anlamına da gelmiyor. Öyle bir risk yönetimi sistemi olacak ki tüm birimler hızlı karar alıp müşteriye kolay hizmet verirken farklı değil aynı kriterlere bağlı olacaklar.”vatan

11/8/2008

Fener'i artık kimse tutamaz

Avrupa kulüplerinin yapmadığı projelerle kaynak yaratacağız'

Necla DALAN / EKONOMİ




“Bugüne kadar Avrupa kulüplerinin yaptıklarının benzerini yaparak büyüdük” diyen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, şimdi bir spor kulübünün denemediği alanlara gireceklerini, Fenerium’un halka arzının kulübe katkısının ne olacağını araştırdıklarını söyledi

Yıldırım, “Halka açık Fenerbahçe Sportif’in ikincil halka arzla, halka açıklık oranını biraz daha artıracağız. İstanbul ve Ankara’da arsalar aldık. İzmir ve Konya’da da alıyoruz. Konut, alışveriş merkezi, otel kuracağız. Kulübe kaynak yaratmak için ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 yıl içinde “1 milyon üye, 1 milyar bütçe” hedefine ulaşmak için çalıştıklarını belirterek, Fenerbahçe’ye gelir sağlayacak her alanda atılım yapacaklarını söyledi. Yıldırım, Fenerbahçe’nin daha güçlü hale gelmesi için yeni kaynaklar yaratmak için proje ürettiklerini belirterek, “Bugüne kadar Avrupa kulüplerinin yaptıklarını yaptık. Şimdi onların yapmadıklarını hayata geçirmeye başlıyoruz. Hedefimiz 1 milyon üye, 1 milyar dolar da bütçeye ulaşmak. Tamamen kendi projelerimizle, taraftarımızın desteğiyle, başka hiçbir yerden yardım almadan Fenerbahçe’ye kaynak yaratacak, onu bir adım ileriye taşıyacak her yatırımı yapacağız” dedi.

2007 yılından beri Fenerbahçe Spor Kulübü’nün gayrimenkul yatırımlarına ağırlık verdiğini hatırlatarak bu alandaki beklentilerini sorduğumuz Yıldırım, konuttan alışveriş merkezine, otelden sosyal tesislere kadar birçok yatırım yapıp bunları halka arz edeceklerini, gelen kaynağı kulüp ve yeni yatırımlar için kullanacaklarını anlattı. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçen yıldan bu yana arsalar alıyoruz. İlk adımı atmış olduk. Otel, alışveriş merkezi, kapalı yüzme havuzları, konut gibi birçok projemiz olacak. İstanbul ve Ankara’da arsalar aldık. İzmir ve Konya’da alıyoruz. Daha birçok yerden de alacağız. Kulübe yeni kaynak yaratmak için ne gerekiyorsa yapacağız.” Yıldırım, bir holding gibi çalışan kulübü gerçek anlamda holding çatısı altında toplayıp toplamayacakları konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı:

Ankara projesi başladı

“Genel anlamda baktığınızda zaten bir holdingleşmeye gidiyoruz. Sadece bunun için amatör ve profesyonel branşların iletişimi konusunun netleşmesi lazım. Bizim daha uygun fiyatla 1 milyon üye projemiz var. Yasal düzenlemenin gerçekleşmesini bekliyoruz. Çünkü üyeniz arttığında seçimle ilgili problemler olabilir. Kulüplerle ilgili yeni yasa üzerinde çalışmalar devam ediyor. Bu yasanın içine seçim sistemi de detaylı konulacak. Biz de üzerinde çalışıyoruz, önerilerimizi yetkililerle görüşüyoruz. Düzenlemeler çıktığında, genel kurulumuzdan da projemizi geçirdiğimizde Fenerbahçeliler’e daha ucuza üye olma fırsatını sunacağız. Tabii eski üyelerimizin haklarını da korumayı ihmal etmeyeceğiz.”

Fenerbahçe Spor Kulübü, 2007’de başlattığı gayrimenkul yatırımlarını hızlandırdı. Fenerbahçe Ankara Tesisleri’ni kurmak üzere Ankara Gölbaşı’nda alınan 22 bin 777 metrekare arsaya ek olarak, yanındaki arsa da alındı. Tesislerin 13 Nisan’da temeli atıldı.

2 milyar $ değer bizi şaşırtmadı

* FENERBAHÇE Spor Kulübü’nün geçtiğimiz ay 2 milyar dolarla dünyanın en değerli kulübü olmasını değerlendiren Aziz Yıldırım, “Bu değer bizi şaşırtmadı. Hepimiz bunu bekliyorduk” dedi. Çok başarılı bir satış grafiği yakalayan Fenerium’u halka açma planları olduğunu da anlatan Yıldırım, “Fenerium’u halka açarsak bize ne gibi faydaları olur diye araştırıyoruz. Yalnız Fenerium’u değil Fenerbahçe Sportif’in de bir kısmını daha 3-4 yıl içinde halka açıp buradan gelecek kaynağı kullanmak istiyoruz” diye konuştu. Yıldırım, halka arzda hangisine öncelik verecekleri konusunda ise, “Henüz bir karar almadık ama ikisini aynı anda da yapabiliriz” değerlendirmesini yaptı.

Depremde de krizde de durmadık

* FENERBAHÇE’NİN en büyük özelliğinin gelir-gider dengesine göre hareket etmesi olduğunu anlatan Aziz Yıldırım, çok iyi çalışan bir ekipleri olduğunu vurguladı. Yıldırım, “Biz gelirimize göre harcama yapıyoruz. Boşuna para harcamıyoruz. O zaman da bütçemiz açık vermiyor ve işlerimiz yürüyor” dedi. Türkiye’deki siyasi belirsizlik, ekonomik durgunluk gibi konuları sorun olarak görmediklerine de dikkat çeken Yıldırım, “Türkiye’deki gelişmeler bizi etkilemiyor. Depremlerin, ekonomik krizlerin olduğu dönemlerde bile Fenerbahçe hep yatırım yaptı. Olumsuz, kötü bir senaryomuz yok. Biz işimize bakıyoruz ve atılımlarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Google

Blogcu ile yapıldı